Kategoriler
Paleo Zayıflama

15 Adımda Neden Kilo Veremiyorum??? – Ek 5 Adım daha

1. ÇOK FAZLA KAÇAMAK YAPIYORSUNUZ

Patates püresini hepimiz çok seviyoruz, değil mi? Yemeğin yanında azcık yesek bişey olmaz. Hmm, bu güzel yemeği dark çikolata ile taçlandırmak lazım. Aaa, bu güzel yemeğin yanında şarap olmazsa yemeğe yazık. Kuruyemişlerde bol miktarda magnezyum ve E vitamini varmış…

Hepimiz zaman zaman bu cümleleri kuruyoruz. Doğrular da. Hepsi de çok lezzetli. Ama malesef kalori deposu aynı zamanda ve de fazla tüketmesi de bir o kadar kolay, özellikle de “sağlıklı gıda” olduklarına dair kanı da varken.

Eğer amacınız kilo vermekse, bu gıdaları gerçekten tüketmek, belki bir süre hiç tüketmemek daha iyi bir fikir olacaktır.

2. ÇOK AZ YEMEK YİYORSUNUZ

Çok uzun süredir düşük kalori ile besleniyorsanız, bazal metabolizmanızı yavaşlatacağınız kesin. İlk başladığınızda yediğiniz miktarı azaltmak işe yarasa da bu sonsuza dek devam eden bir döngü olmadığı gibi vücudunuz da üstüne bişeyler ekleyip çıkardığınız etkisiz eleman değildir. Sonsuza dek kilo verip yok olmanız mümkün olmadığı gibi, bir noktadan sonra yediklerinizi azaltmak aleyhinize çalışacaktır, özellikle de kadınlarda ciddi hormonal problemler görülmekte. Sürekli az yemektense, kalori döngüsü yaratmak veya periyoduk besleme (refeed) yapmak metabolizmanızı canlı tutacaktır.

3. DİYETE O KADAR ODAKLISINIZ Kİ BAŞKA HİÇ BİRŞEYLE ALAKANIZ KALMAMIŞ

Arkadaşlarınızla diyet dışında sohbet edebiliyor musunuz? Hayattan zevk almak adına yaptığınız birşeyler var hala değil mi? Ağzınıza koyduğunuz şeyleri düşünmekten veya ne zaman spora gideceğinizi programlamaktan başka birşey yapamıyorsanız, yanlış yoldasınız kesin.

4. ÇOK FAZLA EGZERSİZ YAPIYORSUNUZ.

Her ne kadar düzenli egzersiz son derece önemli olsa da çok fazla egzersiz diye birşey de var. Çünkü aşırı egzersiz de kendi başına fizyolojik stres unsuru olmakta ve kortizolu yükselterek kilo, özellikle de göbeklenmeye yol açmakta. Özellikle kilo vermeniz durduysa haftada 4.000 kalorilik harcama sınırını aşmamayı deneyin bir de.

5. YEMEK DÜZENİNİZ ÇOK DÜZENSİZ

Her ne kadar acıkınca yemek yemeyi savunsak da hemen hepimiz yaklaşık aynı saatlerde yatıp kalkıyoruz. Dolayısıyla her gün benzer saatlerde acıkmamız beklenir. Ve siz acıktığınız halde belki de işleriniz yüzünden düzensiz saatlerde yemek yiyorsanız, yine fiziksel stres yaratmış olacaksınız.Özellikle kadınlar için önemli bu, çünkü düzenli yemek yemenin daha faydalı olduğu görülmüştür.

Son olarak: Çok az yemek yemek ya da çok spor yapmak size kilo aldırır diyorum olarak anlaşılmasın. Bilakis duraklamaya sebebiyet verebilir diyorum ki bu da önemli bir fark.

Kategoriler
Zayıflama

Neden Kilo Veremiyorum?

Evet, bayram nasıl geçti? Çok vukuat var mı? Kilo aldık mı? Sadece tatil değil, genel olarak kilo verememe sebeplerine bakalım istedim, hem de bir özeleştiri olur, ne dersiniz?

1. Sağlıklı beslendiğinizi sanıyorsunuz ama aslında değil

Hala diyet kola içiyor musunuz? Ya da düşük karbonhidratlı da olsa diyet ürünler mi tüketiyorsunuz? Ya da içinde adını okuyamadığınız birçok şey içeren? Konu sadece düşük karbonhidrat tüketip kilo vermek değil, bağımlılıkları beslememek ve sağlıklı yaşamak. Gerisi kendiliğinden geliyor zaten.

2. Çok fazla stres altındasınız

Duygusal stres, fiziksel stres, mali stres, ilişki stresi… Dört yanımızdan bastırıyor ve bedenimiz bunlar arasında bir ayrım yapmıyor, stres strestir diyor ve başa çıkabilmek için kortizol üretiyor. (Kortizonun vücutta üretileni yani) Bu da kasların yıkılmasına, insülin direncinin artmasına ve yağ depolanmasına yol açar. Yüzbinlerce yıl boyunca stresin anlamı, ölmek ya da hayatta kalmaktı. Yoğundu ama sık değildi. Ama şimdi hayatımızın her anı stres neredeyse, trafik, patron, bilmemne derken stres kilolarınızı tutabilir.

3. Karbonhidrat tüketiminizi kontrol etmeniz gerekiyor

Kilo vermek için karbonhidratlada bitiyor iş malum. O yüzden sandığınızdan fazla tüketiyor olabilirsiniz. Yapabileceğiniz en doğru şey tüm hazır gıdalardan, dolayısıyla gizli şekerlerden uzak durmak olacaktır. Meyveyi kesmek de denenebilir.

4. Kas Yapıyorsunuz

Terazilere çok da takılmamak gerekir, ne de olsa ayna her zaman doğruyu söyler. Paleo beslenme yağ yakımını arttırırken kas yapımını ve kemik yoğunluğunu arttırır ve bu değişimler terazide görülmez. Kendinizi iyi hissediyorsanız, aynada bile, yağ oranınızı ölçtürün veya karın çevrenizin ölçüsünü takip etmek de iyi bir yöntemdir.

5. Yeterince aktif değilsiniz

İnsan evden çıkıp, arabaya oturup, masanın başına geçip oturup, sonra arabaya yine oturup eve dönüp tv karşısında oturmak için yapılmamış. Ayaklarımız var ve de günde en azından 45 dakika yürümemiz gerekiyor. Doğanıza bu kadar da aykırı davranmayın.

6. Kronik kardiyonun esiri oldunuz 

Çok uzun süreler maksimum kalp hızının %75’inin üstünde kaldığınızda, glikojen yakarsınız. Bunun sonucunda da vücudunuz daha fazla şeker ister ve karbonhidratlara saldırırsınız. Ama özellikle de aşırı kardiyonun yarattığı stres ile kortizol salgılayarak kilo alıp, kas kaybederek ve bir yandan yaparken diğer yandan yıkarsınız.

7. Molalı Oruçları denemediniz

Herşeyi denemenize rağmen kilo veremiyorsanız, platoyu aşmada molalı oruçlar çok işe yarayabilir. Molalı oruç ne derseniz, yemek yediğiniz aralığı 8 saat ile sınırlamak. Mesela öğlen 12:00’de ilk yemeği yiyorsanız, son yemeği 20:00’de yiyin.

8. Çok fazla yiyorsunuz

Karbonhidratları kesmek tek başına mucize değildir ve ne de olsa az karbonhidrat yiyorum diye ihtiyacınız olandan çok daha fazla yiyecek tüketebilirsiniz. Kalorileri saymıyor olmak bazılarında ters tepebiliyor ve bir yeme bozukluğunun yerini diğeri alabiliyor ve düşük karbonhidratlı gıdalardan çok fazla tüketilebiliyor. Nihayetinde amacımız sağlıklı beslenmek ve bu da ihtiyacımız kadar yemek anlamına geliyor. Oturup 100g kaju yerseniz, birşeyler yanlış olacaktır.

9. Dolaplarınızı Paleolaştırmadınız

Boşuna dememiş atalarımız gözden uzak, gönülden ırak diye. Eğer evde çikolata olmazsa, yiyemezsiniz de.

10. Sağlıklı dengeye ulaştınız

Siz aynı fikirde olmayabilirsiniz ama vücudunuz ideal kilosuna ulaşmıştır. Hepimiz dergilerden fırlamış mankenler gibi gözükmek durumunda değiliz malesef ve sağlıklı bir dengedeysek, gerçekten bu dengeyi bozmak istiyor muyuz?

11. İradeniz zayıf

İrade de kas gibi, kullandıkça kuvvetlenir, kullanmayınca zayıflar. Spora gidemiyor musunuz? O zaman yürüyüş yapmayı hedefleyin. Çikolatayı bırakamıyor musunuz? O zaman bugünü çikolatasız geçirmeyi hedefleyin. Bazen de tam tersi olur. Hergün hergün spora mı gitmek istiyorsunuz? Kaslarınızın dinlenmesi lazım, tekrar spora gitmemek için irade göstermek gerekebilir.

12. Bahaneleriniz çok

Gün boyu yememeniz gereken şeylerle ilgili iç tartışmalar yaşıyorsanız ve siz sonuçta sol tarafınızdaki meleği dinleyip kaybediyorsanız, çok fazla bahaneniz vardır. Bunların kökenine inmek gerekli olacaktır.

13. Yeterince uyumuyorsunuz

Kronik uykusuzluk da kortizol salgılanmasına sebep olur. Yağ yakıcı büyüme hormonları en çok derin uykuda görülür. Her gün en azından 7-8 saat uyuyun.

14. Yeterince zaman vermediniz

Bazıları karbonhidratları keser kesmez anında sonuç görse de, bazılarının bazen 1 ay alışma süreci geçirmeleri gerekir. Yine de, bunun uzun vadeli bir hayat biçimi olduğu unutulmamalıdır. Ana amaç kilo vermek değil sağlıklı olmaktır.

15. Çok fazla süt ürünü tüketiyorsunuz

Bazıları süt ürünlerine gerçekten reaksiyon verir, günlük hayatta bir tepki görülmese de ve süt ürünlerini kesmek sihiri gerçekleştirir. Öte yandan süt ürünleri de insülin salgılattırır.

16. Haftanız egzersizini ya da en azından haftanın sprintini ihmal etmeyin

Sprintler sanıldığından daha fazla yağ yakar ve haftada bir 10 dakikanızı ayırabilirsiniz. 10 dakika neye ayırmıyorsunuz ki???

Kategoriler
Paleo

Kaçamakların Bedeli

Hepimiz sosyal ortamlarda karbonhidrat tehlikesi ile karşı karşıya kalıyoruz. Doğum günleri, iş arkadaşının annesinin yaptığı börek, müşterinin yolladığı Çorum leblebisi derken insan ister istemez ucundan tırtıklarken buluyor kendini. Dayan, diren de bir yere kadar…

Peki ucundan azcık tadına bakınca neler oluyor?

Önce iyi haber: Paleo polisleri gelip mağaranızı basmıyor. Ölümcül bir durum yok, yaşamaya devam edeceksiniz.

Yedikten birkaç dakika sonra, pankreas harıl harıl çalışıp insülin salgılamaya başlar ki o bir dilim pasta ile alınan en az 100g karbonhidrat (ki çoğu gün boyu bu kadar karbonhidrat zaten almıyoruz) ve de glukoz ile başa çıkabilsin. Glükoz kaslardayken süper bir enerji kaynağı iken kanda adeta zehirdir. Birden ateş basabilir, hafiften sinirli bir enerji patlaması olabilir. Elbette insülin direnci geliştirdiyseniz bunu farkedemeyebilirsiniz bile. Ama neyse ki burda bizbize paleoyuz :)

İnsülin bombardımanının ardından tahterevalli gibi olaylar gelişir. Eğer glikojen deponuzda yer varsa, şekerin bir kısmı kaslarınıza geçer. Eğer yer yoksa, fazlalık yağ hücrelerine geçer ve yağ olarak depolanır. Ardından, vücut dengeye ulaşmak için epinefrin (adrenalin) ve kortizol (kortizonun vücutta üretileni) salgılar. Kalp atışları hızlanır, rahatsız hissedip terleyebilirsiniz. Ve daha doğum günü pastasını yiyeli sadece 1 saat oldu.

Zaman geçtikçe, halsizlik artar. Şekeriniz düşer. Kanınızdaki tüm glükoz temizlenince, birden halsizlik başlar. Hatta birçokları için kısır döngü burda başlar, şeker yükselsin diye bir parça daha şeker ile durum daha vahim hale getirilir ama şimdi konuyu daha karıştırmanın alemi yok. Hem de bizler zaten 1 kaçamak yaptık diye 2. kaçamağı yapacak insanlar da değiliz.

Eve gidersiniz, uyumaya çalışırsınız, ne de olsa bir halsizlik var üstünüzde. Ama kalbiniz normalden daha hızlı atmaya devam eder. Sadece pastaya değil, doğum günü kutlamalarının nereden çıktığını bulmaya çalışırsınız uyuyamadığınız süre boyunca. Güneş doğup da yataktan kalkma vakti geldiğinde, artık temizlendim diye düşünebilirsiniz ama, size bir kötü haberim var: Malesef ki yüklü şeker tüketimi 24 saatten fazla süre bağışıklık sistemini tehlikeye atabilir. İşte yan masanızda hapşurup duran arkadaşınızdan hastalığı kapmanın tam zamanı. Zaten daha dün öksürdükten sonra elinizi sıkan müşteri vardı. Bağışıklık sisteminiz bunlarla kolaylıkla başa çıkabilecekken bir doğum günü pastası yüzünden belki de 1 hafta hasta yatacaksınız…

İşin kötüsü, sürekli düşük karbonhidrat ile besleniyorsanız, normalden daha fazla bu etkileri yaşayacaksız. Yine de 1-2 gün düzgün beslenerek eskisi kadar sağlıklı olabilirsiniz.

Peki Paleo değilsek, taş devri diyeti uygulamıyorsak ve bu sıradan bir günümüzse? Yukarda anlatılanların tamamı her gün vücudunuzda gerçekleşecek ve sürekli bir savaş durumunda yaşar bedeniniz, taa ki insülin direnci geliştirene kadar. Hele bir de egzersiz de yeterince yapılmıyorsa, artık bedeniniz neye döner bilemiyorum. Turşu? Muhtemelen.

Evet, olanlar bunlar.

Sanırım en iyisi, ayrıcalıklı Paleo topluluğunun bir parçası olduğunun bilincinde olmak. Pastayı reddedince size garip garip bakanlara, 10 hatta 20 yıl sonra ben hala fit ve genç kalırken görüşürüz diyerek gülmek pasta yemekten çok daha lezzetli!