Kategoriler
Paleo Zayıflama

İnsülin, Glukagon ve Zayıflama

İnsülin ve glukagon yediklerimizin vücutta depolanmasında ve sonra tekrar kullanılmasında etkin iki hormondur.

Yemek yediğimizde, insülin sayesinde yediklerimizin fazlası sonra kullanılmak üzere depolanır. Sonra olunca da, glukagon sayesinde depolanan yağlar enerjiye dönüştürülür ki yürüyebilelim, yüzebilelim falan.

İnsüline tokluk, yemek ve depolama hormonu dersek, glukagona da açlık ve yakma hormonu diyebiliriz.

Günümüzde yiyecekler hele ki abur cuburlar bu kadar heryerdeyken haliyle hormon dengesi insülinden tarafa ağır basar.

İnsülin kan şekerinin çok yükselmesini önlemeye çalışırken glukagon çok düşmesini önlemeye çalışır. Her ikisi de görevini yapmazsa sonuçları ölümcül olabir.

Ve kanımızdaki insülin ya da glükagon miktarı tamamen yediklerimizle alakalıdır. Gazoz içip hemen insülin miktarımızı zıplatabiliriz. Ya da saatlerce yemek yemeyerek kan şekerimizi düşürüp glukagonun devreye çıkmasını sağlayabiliriz.

Bu tabloya baktığımızda bile, ne kdar glükagon tarafında kalırsak, o kadar bizim için iyi olduğunu anında görebiliriz.

O zaman yediklerimiz insüline ve glükagonu nasıl etkiler ona bakalım ikinci bir tabloyla:

Bu tabloda bir kez daha yağın etkisiz eleman olduğunu görüyoruz. Hatta ille de karbonhidrat yiyeceksek, bunun yağla birlikte olmasına dikkat etmek sonucu bizim lehimize kaydırabiliyor.

Yani 1 dilim ekmek yemektense (ille yiyecekseniz), 1 dilim tereyağlı ekmek yemek sizin için daha doğru olacaktır.