Kategoriler
Paleo

Konuk yazar: Seda – Peki Nasıl Paleo Olacağız?

Bugünün yazısı Seda’dan…

Özlem’in blog’unu ve yazdıklarını ilgi ile takip edenlerdenim.

Daha önce paleo hayat şeklini seçmiş ve çok başarılı olmuş birisi olarak maalesef hastalık şu bu derken dengemi kaybettim.  Şimdi tekrardan alışmaya ve kendimi düzenlemeye çalışıyorum ama fark ettim ki bir takım “acemi” hataları yapmaktayım.

Çok basit çözümü olan durumlarda, hazırlıksız olduğum ya da kararlılığımı destekleyecek alt yapım olmadığı için istemediğim şeyleri yemek ya da içmek zorunda kaldığımı hissettim.

Bunu Özlem’le paylaştığımda, sağolsun, tecrübelerimi bir yazıyla paylaşmanın iyi bir fikir olduğunu söyledi.

Paleo yaşam için ilk yapmanız gerekenlerden birisi mutfak/kiler dolaplarınızı ve buzdolabınızı yeniden düzenlemek. Söyleyeceğim şeyler çok basit olsa da, kararlarımı uygulamama yardımcı olduğu, ve rejim yapar gibi değil de, istediğim rahatlıkta beslenmemi sağladığı için bence çok önemli

Şimdi neler yapabiliriz adım adım bakalım.

1-Buzluk

Aslında paleo yasam icin evdeki hayat kurtarıcı noktalardan.  Özellikle çalışan ve eve geç gelen ya da herhangi şekilde mutfağa limitli vakit ayırabilen birisi iseniz, buzluktaki ıvır zıvırlarınızı bir güzel temizleyin ve kendinize anında pişirilebilecek sağlıklı öğünler yaratın.

Neler olabilir, örneğin haftasonu pazardan aldığınız sebzeleri bir akşamınızı ayırıp, yıkayıp ayıklayıp, porsiyonlarla dondurabilirsiniz.  Hamburger köfteleri ya da içeriğinden emin olmadığınız köfteler yerine kendi köftelerinizi, et ve tavuk porsiyonlarınızı hazırlayabilirsiniz.

Özlem’in geçen gün tarifini verdiği tavuk suyuna yer açabilirsiniz.

Benim gibi çook sevdiğiniz bir meyve yılın sadece bir ayı çıkıyorsa, onu dondurmak için alternatifler deneyebilir, kendinizi bir yıl boyunca tatlı krizlerinizde ödüllendirebilirsiniz.

Yazın domatesin biberin bol olduğu bir vakitte, rondodan geçirdiğiniz bu ikiliye zeytinyağı, keyfe göre biraz baharat biraz sarımsak ekleyerek, küçük kavanozlarda dondurabilir, kullanıma hazır et veya menemen sosu elde edebilirsiniz.

Hepsi katkı maddesiz, sağlıklı ve güvenilir olacaklardır.

2-Buzdolabı içeçek gözleri

Şöyle bir bakalım neler var: kola, diyet kola, hazır buzlu çay, daha değişik aromalı buzlu çay, soda, aromalı soda, bira.

Ben sürekli atıştırmayı yemeyi içmeyi çok seven birisiyim, o yüzden de yaz aylarında özellikle eve girer girmez bir şeyler içmem lazım. Soğuk bir biraya hayır diyemezsem, yanında çereze de hayır diyemeyebilirim.

Öncelikle size tavsiyem buzdolabınızda bir değil de birkaç şişe ya da sürahi su bulundurmanız. Çünkü ne içerseniz için, asla su gibi olmayacaktır. Diğerleri ne gerçekten susuzluğu dindirir, ne de size her zaman faydalı şeyler verir.

Sodalarınız sadeleştirin, yapay elma aroması yerine elma sulu soda deneyin mesela ya da üşenmeyin gerçek bir limonu alın ve yarım limonu sodanıza sıkın.

Ancak,  bence haftasonu vakit bulduğunuzda  kendi soğuk çayınızı da yapmayı denemelisiniz. Türkiye’de çok şanlıyız, bir çok bitki, ot elimizin altında. Değişik tatlar denemek, bulmak, yaratmak, ev içinde eğlence yaratmak elinize.  Özlem’den de bize güzel bir tarif vermesini isteyelim bu konuda.

Biraya gelince, tabii aralarda içebilirsiniz, ama öyle her gün ya da her haftasonu üçer beşer değil. Bunun yerine şu sıra çok da moda olan roze şarapları deneybilirsiniz. Hem serinletici, hem de daha az karbonhidratlı.

3-Kiler Dolabı ve Ivır Zıvır Temizliği

Kiler dolabı, bakkal dolabı, yüklük dolabı, ardiye dolabı, bakliyat dolabı… Her evde bir isim verilir ve içi nohut, makarna, pirinç, tuz, şeker ve başka pek çok şey doludur.

Darda kalsanız, elinizi atıp bir makarna haşlamak hala çok kolay geliyor olabilir size. Ya da hazır çorbalar kış aylarında kurtarıcı olabilir..

Tabii size alın bunları atın demiyorum. Bağışlayın ya da halen kullanan birilerine verin =)

Siz de daha sade, daha düzenli bir dolap kurmuş olacaksınız kendinize. Emin olun hayat da daha rahat, daha kolay olacaktır. Alternatif olarak dolabı nelerle doldurabiliriz, aşağıdaki maddelerde biraz bahsedeceğim.

 

4-Kuru meyve alışverişi

Kuru meyve deyince aklıma ilk gelen incir ve kayısı. Ancak o kadar çok çeşit var ki. Dutundan tutun da, iğdeye kadar keyifli atıştırmalık haline getirebileceğimiz. Badem gibi tuzlularla birleştirip lezzetler yaratabileceğiniz ve aslında dökülmeden, bulaşmadan her yere yanınızda taşıyabileceğiniz kurtarıcılarınızdır.

Benim gibi tatlı düşkünleri içinse her an yenilebilecek en sağlıklı ürün! Bence vakit kaybetmeden  mahallenizde, ya da vaktiniz varsa Eminönü taraflarında güzel bir kuruyemişçiye gidin ve donanın. Ancak gene burada bir uyarı olacaktır, oranlara dikkat. Kurutulmuş meyveler güzel ama sadece kurutulmuş mu, şeker eklenmiş mi, ya da sade o meyvenin karbonhidrat oranı ne kadar göz önünde bulundurmak lazım.

 

5-Atıştırmalık çeşitlendirilmesi

Paleo yaşama ilk geçtiğinizde etrafınızdaki hemen herşeyin hamurlu ya da karbonhidrat bazlı olduğunu fark edebilirsiniz. Bu aslında algıda seçicilik yapmaya başlamanızdan ileri geliyor. Hele ki sabahları işyerinize giderken 3-4 pastanenin önünden geçiyorsanız ya da iş arkadaşlarınız tostlarla sizi özendiriyorsa, hemen kaçamak fikirleri ya da sorgulamalar başlar. Oysa ki güzel bir peyniri tek başına, yanında biraz taze meyve ve kahveyle yemeyi denediniz mi. Benim bugüne kadar yediğim onlarca belki yüzlerce harika poğaçanın hiçbiri o kadar lezzetli değildi.

Parmak peynirler, küçük salatalıklar, kuru meyveler, mevsimindeki taze meyveler ile iş yerinde çekmecenizi hazırlayın.  Örneğin çok çikolata düşkünü iseniz, bitter çikolata da olabilir.

Yoğurdu mutlaka ama mutlaka evinizde bulundurun. İş yerine giderken de ufak paket şeklinde olanlardan alıp , öğleden sonra atıştırmalığınızı en sağlıklı hale getirebilirsiniz. Bu arada yoğurtla yaratacaklarınız inanılmaz olacaktır. Yoğurt kendi içinde çok güzel bir baz malzemesi, ve içine meyveden tutun yemişlere, tohumlara kadar herşeyi ekleyip hem tatlı hem tuzlu tarafında kimsenin bilmediği alternatifler yaratabilirsiniz.