Kategoriler
Kozmetik

Oil Pulling – Yağla Ağız Çalkalama

White_TeethBu yazı tam paleo yazısı değil ama çok uzak bir yazı da değil. Çünkü Paleo dünyasında hindistan cevizi yağı resmen kutsal yağ ve de son derece doğal ve eski bir bakım yöntemi bu.

Dişlerinizi fırçalayıp, diş ipi kullanıp, bir de üstüne gargara yaptığınız halde doğru düzgün sonuç alamamaktan bıktıysanız, bu yazı sizin için.

Neyse ki iyi bir haberim var, çünkü çok daha başarılı bir yöntem var: Yağla ağız çalkalama olarak çevirebileceğimiz “oil pulling” yöntemi

Dişlerinizi fırçalamanın yanı sıra, oil pulling metodunu da kullanarak dişleriniz daha fazla çürümeyecek, ağzınız kokmayacak, diş eti çekilmesindenve kanamalarından ve de tartardan kurtulacaksınız.

Yağla çalkalama, adı üstünde ağzınızda 2-3 tatlı kaşığı soğuk sıkım yağı (Susam, ayçiçeği veya hindistan cevizi yağı) ağzınızda 15 dakika çalkalamaktan ve sonra bu yağı tükürmekten ibaret. Aslında gargaralara çok benziyor ama ağız içine daha nazik ve de çok daha etkili.

Aynı zamanda kötü bakterileri yok ederek sağlıklı ağız florasını korumak için de güzel bir yöntemdir. Çoğu gargara tüm bakterileri yok eder ama bu esnada yararlı bakterilere de yazık olur.

Size denemeniz için bir çırpıda 5 neden sayayım:

  1. Kolay ve güvenli. Çocuklar bile yapabilir.
  2. Sert kimyasallar içermez
  3. Ağızdaki sorunları ve kesikleri onarır
  4. Ağız enfeksiyonlarını önlemeye ve savaşmaya birebirdir.
  5. Ağız florasını geliştirir.

Şimdi de nasıl yapılacağını kavrayamayanlar için adım adım yazalım:

  1. Mideniz boş olsun. Sabah kalkar kalkmaz ya da yemek yedikten 3-4 saat sonra olabilir.
  2. Yarım/bir bardak su için. Ağzınız kuru olmasın.
  3. 2-3 tatlı kaşığı soğuk sıkım yağı ağzınıza alın. Susam, ayçiçek ya da hindistancevizi yağı olabilir. Benim tercihim her zaman hindistancevizi yağından yana çünkü hem tadı diğerlerine göre daha yumuşak hem de bildiğiniz gibi antiseptik özelliği çok fazla hem de her yerime sürebiliyorum :)
  4. Şimdi zor kısım: 15 dakika gargara yapmak. Bu esnada duşunuzu alabilir, giyinebilir, herhangi birşeyle uğraşabilirsiniz. 15 dakikanın altına düşmeyin ama üstüne çıkmanızda bir sakınca yok.
  5. Bu esnada ağzınız çok sulanırsa bir kısmını tükürmenizde hiçbir sakınca yok. Hatta tamamını tükürüp yeni parti ile devam da edebilirsiniz.
  6. Asla ama asla yutmayın. Çünkü ağzınızın en ücra köşelerindeki pislikler bu yağın içinde artık. Yutmak isteyeceğiniz en son şey budur, emin olun.
  7. 15 dakikanın sonunda tükürebilirsiniz. Yalnız bunu lavaboya veya tuvalete yapmanızı tavsiye etmem çünkü kirli bir yağın oluşturacağı pisliği sürekli temizlemek zorunda kalmak zor olabilir. En kolayı bir kavanoz ayırmak ve dolunca da o kavanozu atmak.
  8. Ardından normal günlük temizliğinizi yapabilirsiniz.
Kategoriler
Kozmetik

HİNDİSTAN CEVİZİ YAĞI KULLANMANIN 15 YOLU

coconut-oil-article-sm

Hindistan cevizi yağı hakkında daha önce de yazmıştım. Ama ne kadar yazsam yetmezmiş gibi geliyor. Hele ki yeni yılın ilk günlerinde siz de benim gibi kararlar alıyorsanız ve bu kararlar arasında kendine daha iyi bakmak yer alıyorsa…

Hindistan cevizi yağını ben elimden düşürmüyorum diyebilirim. Ama sadece mutfakta değil, banyoda da.

Bu arada naçizane tavsiyem özellikle vücudunuza kullanmanız. Birçok kozmetikten çok daha ucuz. Hem çok daha faydalı olduğu da kesin, hem de sıfır kimyasal.

  1. Yüz  temizliği: Eşit miktarda esmer şeker ve hindistan cevizi ile hazırlayacağınız karşımla ölü hücrelerden ve siyah noktalardan tek seferde kurtulabilirsiniz.
  2. Makyaj temizliği: Direk elinizle ya da bir bezle az miktarda hindistan cevizi yağını cildinize sürün. 1 dakika kadar bekletin ve ardından ılık suyla yıkayın. Rimelinizi de tamamen çıkaracaktır. Sadece gözünüze kaçırmamaya dikkat edin, yakar zira.
  3. Dudak parlatıcı: En sevdiğiniz rujunuz bitiyor mu? Bir çay kaşığı yardımıyla boşaltın ve hindistan cevizi yağı ile karıştırın. Hem sevdiğiniz renk hem de mega dudak bakımı.
  4. Deodorant: İçeriğindeki laurik asit de terin kokmasına sebep olan bakterileri öldürür. Terlemenize engel olmaz, sadece kokuyu önler.
  5. El bakım ve Manikür yağı: Kışın ellerimiz çok zorlanır. Kremler yerine elinize bir miktar hindistan cevizi yağı sürün. Hem elleriniz pamuk gibi olsun hem de tırnak etleriniz temizlensin.
  6. Saç bakımı: Biz Türkler klasik olarak saç bakımında zeytinyağı kullanmaya meyilliyiz ama inanın, hindistan cevizi yağı çooook daha etkili. Saç katmanlarının içine işlediği için daha fazla bakım sağlar. En az bir saat bekletmenizi tavsiye ederim. Benim gibi aşırı aşırı kuru saçlarınız varsa geceden yağlamayı deneyebilirsiniz.
  7. Kepekle savaşmak: Kepeğin sebebi Malassezia adı verilen mayamsı bir mantardır. Hindistan cevizi yağı da antifungal özelliği zayesinde kepekten kurtulmanızı sağlayabilir.
  8. Uçuşan saçları önlemek: Yarım tatlı kaşığı kadar hindistan cevizi yağını elinize alın ve elinizde ısıtın ve saçlarınıza hızla sürün. Çok kullanırsanız ya da yavaş olursanız, saçınız yağlı görünebilir.
  9. Gür kirpikler: Kirpikleriniz daha uzun ve dolgun görünecektir. Kulak pamuğu ile dürebilirsiniz. Ama dikkatli olun, çok kaçırmayın. Gözleriniz tahriş olmasın.
  10. Diş macunu: Bir ölçü hindistan cevizi yağı ile 1 ölçü kabartma tozunu karıştırarak doğal bir diş macunu elde edebilirsiniz. Birkaç damla nane ya da okaliptüs yağı ile daha ferah bir tat da yakalayabilirsiniz. Dişleriniz gerçekten beyazlayacaktır.
  11. Makyaj fırçası temizliği: Hindistan cevizi yağının %80’i anti-mantar, anti-virüs ve anti-bakteriyel içeriklere sahip olduğundan hijyen için kullanmaktan daha doğal birşey olamaz. İki ölçü antibakteriyel sabun ve bir ölçü hindistan cevizi yağını karıştırın. Fırçanızı iyice temizleyin ve ılık suyla durulayın. Tekrar kullanmadan önce iyice kurutun ama.
  12. Traş kremine alternatif olarak: Hem daha iyi sonuç alınır hem de jilet yanığı önlenir. Shea yağı ve jojoba/badem yağı ile karıştırarak da deneyebilirsiniz.
  13. Ağda öncesi ve sonrasında: Doğal bir nemlendirici olduğu için cildi saatlerce etkin olarak korur.
  14. Egzamaları rahatlatmak için: Hasarlı veya hastalıklı deriyi iyileştirebilen nadir birkaç şeyden biridir hindistan cevizi yağı. Küçük moleküler yapısı sayesinde kolayca emilir. Yine de sorunlu bölgelere sürerken önce ufak bir bölgede denemeden tamamen uygulamayın. Belli mi olur, belki alerjiksinizdir.
  15. Her türlü mantar enfeksiyonunda, özellikle ayaklarda: Hindistan cevizi yağı tek başına antibiyotiklerle aynı etkiyi göstermeyecektir ama birlikte kullanarak daha hızlı bir tedavi sağlayabilirsiniz.

Kategoriler
Kozmetik Paleo

Kozmetikte Önlenmesi Gereken 5 Kimyasal

Tamam, yediğimize içtiğimize dikkat ediyoruz ama ya kullandığımız onca kozmetik malzemedeki kimyasallar ne olacak? O mis kokulu ürünlerin içinde neler olduğunu hiç merak ettiniz mi bilmiyorum ama içeriklerin büyük kısmı okuması imkansız kimyasal malzemelerden oluşmakta.

Kimyasal demek de çok doğru değil aslında. Nihayetinde herşeyi kimyasal olarak ifade edebiliriz. “Dihidrojen Monoksit” nedir duydunuz mu hiç? Duymayanlar için: İki hidrojen, 1 Oksijen, yani H20, yani su :)

Kimyasal demek tehlikeli demenin diğer bir yolu olmasa da, insan ürünü, endüstriyel kimyasalların bir kısmı tehdit oluşturmakta.

Bunların en sık kullanılan ve en çok problem oluşturanlarına

Parabenler

En çok kullanılan kozmetik koruyucu, yani raf ömrünün daha uzun olmasını sağlayan madde. Makyaj malzemesinde kullanıldığında cildimiz tarafından emilmekte.

Peki ne sorun yaratıyor ki emilmesi bizi kaygılandırıyor?

Eskiden zannediliyordu ki idrarda paraben varsa, vücut görevini yapmış ve dışarı atmış. Ama sonradan idrardaki paraben ile alerjiler, spermde DNA bozukluğu ve hamile anne ve yeni doğanlarda yüksek stres hormonu arasında ilişki kurulmuş. Hatta yeni doğanların ilk idrarında dahi paraben görüldüğü olmuş. Göğüs kanseri tümörlerinin büyük kısmında görülmüştür. (Gerçi bu bir kanıt değildir, hani kolesterolün kalp hastalığına sebep olmaması gibi ama kolesterol vücudun ürettiği birşeyken parabenlerin sentetik olması yüzünden daha dikkatli olmakta fayda vardır.)

Dahası tüm parabenler idrarla atılmaz, bir kısmı plazmada birikir ve çok daha stabildir.

Hangi ürünlerde görülür: Şampuanlar, saç kremleri, makyaj malzemeleri, diş macunu, traş jeli, nemlendirici, güneş kremleri, neredeyse herşeyde görülür hatta “Paraben İçermez” ibaresi pazarlama sloganı olmuştur.
Diğer isimleri: Farklı birçok isim olsa da sonunda “paraben” ile biter.

Fitalatlar

Plastiklere esneklik kazandıran ve boyalarda kullanılan bir maddedir. Bu yüzden de daha çok ojelerde ve sentetik kokularda koruyucu olarak kullanılır. Plastik bileşenlerin çoğunda olduğu gibi, fitalatlar da endokrin sistemi dağıtarak birçok negatif etki yaratır.

Hayvanlarda yapılan deneylerde anti androjen (erkeklik hormonuna karşı) etkileri ve cenin gelişimini özellikle erkek cinsel organlarında etkilediği görülmüştür.

İnsanlarda fazla deney yapılmamış olsa da kadınlarda diyabet riskini arttırdığı ve çocuklarda obezite, DEHB (dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu), tiroid bozuklukları, göğüs kanseri, motor ve zeka gelişiminde yavaşlık ve erkek çocuklarda erkeksi oyun davranışlarının daha az görülmesiyle ilişkilendirilmiştir.

Gerçi kozmetiklerden çok kullandığımız plastik maddelerde bulunduğunu unutmamalıyız.

Hangi ürünlerde görülür: Oje, parfüm, saç spreyi, deodorant
Diğer isimleri: phthalate, DEP, DBP, BzBP, sonu phth ile biten şeyler

Triklosan

Aslında antibiyotiktir. Her ne kadar modası geçse de el dezenfektanlarında görülmekte. Evet, triklosan bakteri ve mantarları sabundan daha iyi öldürür ama elbette bir bedeli de vardır.

Oldukça dayanıklı bir kimyasaldır. Lavobolardan akıp, kanalizasyonlardan göllere, denizlere hatta içme suyuna dahi karışır. Balıklarda da görülmüştür. Tüm antibiyotiklerde olduğu gibi, sürekli kullanıldığında bakterinin dayanıklılığını arttırır. Özellikle anti bakteriyel sabunlarda kullanılması bu durumda çelişki gibi biraz da. Yani yine en iyisi su ve sabun kullanmak ya da alkollü dezenfektanlar.

Hangi ürünlerde görülür: El dezenfektanları, deodorantlar, bazı dişmacunları
Diğer isimleri: Irgasan DP-300, Lexol 300, Ster-Zac, cloxifenolum.

Kokular

Kokular adı üstünde, ürünlere güzel koksunlar diye eklenen sentetik bileşenlerdir.

Kokularla ilgili ana problem formüllerinin ticari sır olduğundan saklanıyor olması. Dolayısıyla içinde ne olduğu tam bilinemiyor. Malesef, sentetik kokuların çoğunda yukarda bahsettiğimiz fitalat ve de hücre savunma sistemine zarar veren sentetik mask bulunmakta. Yani diğer bir deyişler, sentetik mask hücrelerin detoks yapma becerisini bozmakta, dolayısıyla normalde kolaylıkla detokslanarak atılan toksin maddeler de birikme yapmakta. Yetmezmiş gibi dayanıklıdır da. Okyanuslarda, kanda, anne sütünde ve bebeklerde görülmüştür. Birçok koku içeriği aynı zamanda alerjandır da.

Hangi ürünlerde görülür: Parfümlerin dışında koku içeren tüm kozmetik ürünlerde. Bunlara sabunlar ve çamaşır deterjanları da dahildir.

Diğer isimleri: Parfüm, aroma

UV-Filtre Kimyasaları

Çoğu güneş kreminde benzophenone ve oxybenzone vardır. Bunlar da ensokrin sisteme zarar verir. Bir kısmı tiroid problemleri yaratırken, kimi hormonların çalışmasını etkilemekte. Güneş kremleri cilt tarafından emilmese sorun olmazdı pek ya da “uzmanlar” ilk güneş ışığında koruyuculara bulanmamızı tavsiye etmeseydi…

En komiği, bu koruyucu kremlerin melanomaya (cilt kanseri) ne kadar etkili olduğu da belirsiz.

Hangi ürünlerde görülür: Güneş koruyucu içeren tüm ürünler
Diğer isimleri: Benzophenone, oxybenzone (benzophenone-3), octyl-methoxycinnamate, para-amino benzoic acid (PABA), 3-benzylidene camphor (3-BC), 3-(4-methyl-benzylidene) camphor (4-MBC), 2-ethylhexyl 4-methoxy cinnamate (OMC), homosalate (HMS), 2-ethylhexyl 4-dimethylaminobenzoate (OD-PABA). These are different chemicals with similar effects.

Daha birçok zararlı olması muhtemel kozmetik kimyasalı var elbette ama yukardakiler hem en zararlıları hem de en sık karşılaşılanlar. Belki uykuları kaçırmaya gerek yoktur ama yine de hergün birçok ürünle kullandığımız için seçici ve dikkatli olmak faydalıdır.