Süt Ürünleri

Süt ürünlerinden şimdiye kadar çok az bahsettim: burda ve burda

Genel olarak süt ürünleri tartışmalı bir konu. Kimi diyor ki, taş devrinde yerleşik toplum ve tarım yoktu, dolayısıyla inek de beslemiyorlardı ve de süt ürünleri yapmıyorlardı. Gerçekten de süt ürünlerinin kullanımı 9.000 seneye dayanıyor sadece. Diğer bir kısım da diyor ki, süt ürünleri çok değerli, vazgeçmek olmaz.

Sütteki laktozu sindirebilme yeteneği 3 yaşından sonra azalıyor, ileri yaşlarda laktoz sindiriminin sorunsuz olması insanların anca %20’si gibi az bir oran. Bu oran İskandinavya’da artarken Asya’da azalmakta. Ben de %20’lik şanslı gruptayım. Ama çoğu insanda süt içtikten sonra karın şişmesi, gaz sancısı, kramp ve ishal olur. Bunlar laktoz intoleransının göstergesi. Böyle bir sorununuz varsa, kilo sorununuz olsun olmasın süt ürünlerine mesafeli durmak gerekiyor.

Bu yüzden de belki de geleneksel toplumların tamamında süt işlemden geçirilerek laktoz içeriği azaltılma yoluna gidilmiştir. Mesela yoğurt, kefir ve peynir yapmak. Hatta tereyağ ve kaymak da. Süt içemeyen kişilerin bir kısmı rahatlıkla kefir tüketebilmekte. Her zamanki gibi, eskilerin bir bildiği var elbette. Genel olarak süt ürünleri tüketmek istiyorsanız doğru tüketim sırası: Tereyağ > krema > kefir > yoğurt > peynir > süt şeklinde

Kilo verme açısından bakarsak, süt ürünleri genelde dengeli ürünler. Hemen hepsi ortalama %30 protein, %30 yağ ve %40 karbonhidrat içeriyorlar. Karbonhidrat miktarına dikkat ederek tüketmek faydalı olabilir. Özellikle spor sonrası süt en çok tüketilen içecektir. Bazı araştırmalar da der ki süt ürünleri içerdiği protein ve yağa rağmen insülini çok fazla yükseltir. Ama araştırmalar yeterli olmadığı gibi kişilerin genetik özellikleri nasıl tepki verdiğini çok etkilemekte. O yüzden birçok şeyde olduğu gibi süt ürünleri söz konusu olduğunda da kendi bedeninizi incelemeniz ve tepkilerine göre karar vermeniz gerekecektir.

Vücudunuzun tepkilerine göre dedim ama ben tahıllara tepki verdiğimin de farkında değildim taş devri diyetine geçmeden önce. Yıllardır yenilen gıdalara vücut fazla tepki vermeyebiliyor ya da biz tepkilerini normal zannedebiliyoruz. Gerçekten tepki verip vermediğinizi ölçmenin en iyi yolu 1 ay kadar tüketmeyip, sonrasında tekrar deneyip bedeninizi dinlemektir.

Bu arada süt tüketeceksiniz, mümkün olduğunca çiğ süt tüketmeye dikkat edin. Tam bir liste olmasa da bu link yol gösterebilir. Yoğurdunuzu kendiniz yapmaya çalışın. Malesef UHT sütler pek besleyici değiller.  Yoğurtlar da homojenize olduklarından kaymak oluşmuyor haliyle. O yüzden firmalar margarin-süt karışımı döküyorlar, aman kaymaklarına dikkat. Ve de haftalarca bozulmuyorlar, illa dikkatinizi çekmiştir. Paketli gıdalar ne zaman sorunsuz olmuşlar ki…

Süt yerine kullanılabilecek 2 diğer alternatif de Hindistancevizi sütü ve Badem sütüdür. Hindistancevizi sütü kolaylıkla bulunsa da badem sütü bulunamamakta. Ben de en kısa sürede size bunun tarifini vereceğim zaten.

Bu yazı Paleo, Temel Beslenme kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

8 Responses to Süt Ürünleri

  1. emrah der ki:

    UHT sütlerin 135 dereceye ısıtıldıktan sonra bünye için gerekli olan yararlı bakterilerin tamamını yok ettiğini, pastörize günlük sütlerin de sadece çiğ sütün yokluğunda tercih edilmesi gerektiğini eklememe izin verin.

    Hatta çok daha iyisi, süt yerine kefir ayran gibi içecekler içmek. Elbette doğal yoğurt alarak evde yapmak en güzeli. Zira paket yoğurtlar da uzun dayanabilmesi için uht benzeri bir teknikle yararlı zararlı tüm bakterilerinden arındırılıyorlar. Bir şarküteriyle anlaşarak sipariş üzerine süzme köy yoğurdu – çiğ süt, köy peyniri gibi şeyleri almak çok daha mantıklı ve sağlıklı.

  2. carmen der ki:

    Merhaba,
    Bu akşam Metro dan 2 adet hindistan cevizi aldım, birazdan soyup rendeleyip süt ve tozunu elde etmeye çalışacağım. Tozunu ekmek, kurabiye, vs.de kullanabiliyoruz peki sütü nerelerde kullanıyorsunuz? Bir de ben kullanabilir miyim? Malum bir yandan kilo vermeye çalışıyorum ya

    • orhan der ki:

      ben denemedim ama bildigim kadariyla h. cevizi sutu ve unu icin hazir rende h.cevizleri kullaniliyor. sicak (belki de kaynar) suda bekletip suyu sut olarak, kalan rendeyi kurutup ve ogutup (kahve makinasinda vb) un olarak kullaniyosunuz. krep vb seyler yapabilirsiniz ama karbonhidrat orani yine de cok dusuk olmayacaktir. yani kilo vermeye calisiyorsaniz sinirli tuketmekte fayda var.

      buradaki eski yazilarin birinde vardi sanirim ornek bir tarif.

      metrodan aldiginiz ceviz sizi cok ugrastiracaktir..

  3. Emre der ki:

    bende rahatsızlık yapmamasına karşın yıllardır sütten uzak duruyorum ama peynir ve yoğurt benim şu hayatta en keyif aldığım şeylerden. şimdi bunları da bıraktım, tabi kaçamak oluyor.
    belki de bir ay tamamen bıraksam ancak o zaman görürüm var m yok mu zararı diye.
    beslenme düzenimi, sizin sitenizden bağımsız olarak uzun zamandır düzeltme çabasındayım. yorumlar ve yazılar genelde 2011-2012 yılına ait. biraz da site ne halde, siz eine durumdasınız diye yazayım dedim. birkaç gün önce keşfettim sitenizi ve beğendim. Saygılar.

    • Ozlem der ki:

      Merhaba,
      Araya hayat girdi, siteye de kiyamadigim icin hala daha yok olmadi durmaya devam ediyor ama eklenti olmuyor maalesef ama begenmenize sevindim :)

      Sut urunlerine ben de cok duskunum ama gordum ki sindirim sorunlari yaratmasa da sorun yaratiyormus aslinda. 2014 sonunda birden kulagimin ici kabuk kabuk olmaya basladi, ardindan alnimda ve boynumda sivilceler cikmaya basladi, kaslarimda kepekler olmaya basladi. Uzun donem cozemedik megerse sut urunleri imis sorumlu. Tereyag ve 1 yil olgunlastirilmis keci peyniri sikinti vermiyor neyse ki o yuzden tamamen kesmek zorunda kalmadim. Dediginiz gibi 1 ay tamamen birakip kademeli eklemek anlamanin guzel bir yolu. Ote yandan bugun sikinti vermemesi ilerde vermeyecegi anlamina gelmiyor bende oldugu gibi…
      Bol sans!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir