Hangi Vitaminleri Almalı? -1

En çok aldığım sorulardan biri de hangi vitaminleri kullandığıma dair. Hadi bir bakalım:

Öncelikle 3 ana kuralım var:

Esas olan besinlerden vitaminleri almaktır. 
İnsanın doğası yeterli vitamini yediklerinden alacak şekildedir. Bunun için enzimler, mineral aktivatörleri vs gereklidir. Bunlar gıdalarda doğal olarak bulunmakla birlikte sentetik vitaminlerde bulunmamakta.
Vitaminleri mümkün olduğunda doğal hallerinde almak lazım. Hemen kanıtlayalım:

  • Domates tüketiminin prostat dokusuna eşdeğer likopen alımından çok daha fazla etkisi vardır.
  • Nar ve brokolide, içlerindeki maddelerin bileşiminden çok farklı etkileri gözlenmiştir.
  • İçerdikleri besleyici maddelerden bağımsız olarak tarla turbu tüketimi ile serbest radikaller azaldığı gözlenmiştir.

Özetle: vitaminlerinizi yiyerek alın, hap olarak değil.

Vitamin  ve Mineralleri mümkün olduğunca doğada bulunduğu halleriyle tüketin
Sentetik, izole vitaminler malesef vücutta her zaman aynı etkiyi yaratmıyor. Teknoloji ile ya da biyolojik süreçlerle mi yaratıldığı gerçekten fark yaratıyor çünkü endüstriyel süreçlerde farklı fizyolojik etkileri olan tamamen yeni bir bileşen yaratılabiliyor. Geviş getiren hayvanlarda doğal olarak üretilen trans yağ (süt ürünlerindeki CLA gibi) faydalıyken, tohum yağlarının endüstriyel işlenmesinden üretinden trans yağlar son derece toksiktir.

Bir diğer örnek de folik asittir. Doğada bulunan hali folattır, folik asit değil. Folik asit folata dönüştürülse de, insanlarda bu dönüşüm oldukça zayıftır. Ayrıca doğal folatın aksine folik asit plasentayı geçemez. Özellikle hamilelere verildiği düşünülürse bu oldukça önemlidir. Yetmezmiş gibi, doğal folatın aksine folik asit kanser riskini artırır. Maalesef, vitaminlerde genellikle folik asit kullanılır çünkü doğal folata göre çok daha ucuzdur.

Takviye alırken seçici olun
Multivitaminler oldukça popüler. Oysa ki ya hiç faydası yok ya da tam tersine zararı var.  Journal of American Medical Association’da çıkan bir analizde, 230.000 kişinin katıldığı 68den fazla denemeye göre sentetik beta kerotenler, A ve E vitamini tedavileri ölüm riskini artırmakta.

Multivitaminlerin ana sorunu magnezyum, D vitamini, K2 vitamini gibi faydalı vitamin ve minerallerden çok az içerirken, folik asit, kalsiyum, demir ve E vitamini gibi toksik olanlardan çok fazla içermeleridir. Dolayısıyla dengesiz tüketimle hastalığa katkıda bulunurlar. Diğer bir sorun da, üreticilerin en ucuz bileşenleri kullanmasıdır, az önceki folat yerine folik asit kullanılması örneği gibi. Bunun sonucundan bahsetmiştim.

Peki ne yapmalı?
Buraya kadar okuduysanız, şu an vitamin ve mineral takviyesine tamamen karşı olmuşsunuzdur büyük ihtimalle. Tam olarak değil. Ne kadar iyi beslenirseniz beslenin, bazılarını beslenerek almak gerçekten zordur. Ayrıca bazı durumlarda fazla tüketmek de gerekli olabilir: Enfeksiyonlarda C vitamini, kan şekeri veya metabolik dengesizliklerinde magnezyum alınması gibi. Bu gibi durumlarda seçici olarak bunları almak faydalı olacaktır.

Benim tavsiye ettiğim 5 vitamin/mineral aşağıdaki gibidir.

  • A vitamini
  • D vitamini
  • K2 vitamini
  • Magnezyum
  • C vitamini

Neden bunları tavsiye ettiğimi bir sonraki yazıda bulacaksınız.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
This entry was posted in Bilimsel, Paleo and tagged , , , , . Bookmark the permalink.

12 Responses to Hangi Vitaminleri Almalı? -1

  1. efe says:

    Merhaba Özlem.

    Blogunu okuyorum yeni keşfetmeme rağmen eski yazılar dahil olmak üzere hepsini okudum. D vitamininin önemini anlatan yazın sonucunda doktorumdan istediğim tahlillerde D vitaminimi de ölçmesini istedim. Tahliller sonucunda D vitaminimin eksik olduğunu öğrendim. (Yaklaşık 25 – birimini hatırlamıyorum.) Doktorum devit takviyesi önerdi ve kullandım. Fakat B12 eksikliğim de bulunuyor. Daha önce hap kullanmama rağmen B12 seviyem yükselmedi, emilim bozukluğu olabileceği söylendi. Hayatım boyunca ayda 1 kez B12 enjeksiyonu öneriliyor. Bu konu üzerine hiç eğildin mi? Dil altından emilen B12 takviyesi diye bir şey duydum. Ama hakkında detaylı bilgim yok.

    • Ozlem says:

      Emilim bozukluğunun ana sebebi glutendir. Gluteni hemen hemen kesip bol miktarda fermente yiyecek tüketmeni tavsiye ederim. (Kefir, sauerkraut gibi)

      Bu temel bilginin ötesini benim de araştırmam lazım. Tekrar dönüş yaparım.

      • efe says:

        Uzun zamandır paleo beslenmeye çalışıyorum. Öğle ve akşam öğünlerime kesinlikle glutenli herhangi bir besin giremiyor. Gluten içeren sadece sabahları yediğim 2 dilim ekmek var. Bazen de onun yerine laktozsuz süt ile biraz yulaf gevreği yiyorum. Sanırım bunları da yemeyi kessem fena olmayacak :)

        B12 vitamini konusunun önemli olduğunu düşünüyorum çünkü bir çok insan B12 vitamininden zengin yiyecekler yemesine rağmen B12 eksikliği görülüyor, biliyorsundur. Uzun zamandır kafamı kurcalayan bir konu bu B12 konusu.

        Dönüşün bekleniyor :)

  2. Bidibidi says:

    Merhaba,
    Karabugday hakkında ne dusunuyorsunuz son donemde bugdayla alakası yok dusuk gi li vs seklinde populerlestirilmeye calısılıyor da.

  3. Sema says:

    Çinko da takviye edilmeli mi?bir de vitaminleri alacağımız markaları seçerken nelere dikkat edilmeli?ortalıkta pek çok firma var..

    • Ozlem says:

      Pek de gerekli değil çinko.
      Ben Sağlık Bakanlığı’ndan onaylı ürünleri tercih ediyorum Tarım Bakanlığı’ndan onaylı ürünler yerine. Hem üretim aşamasında çok sıkı kontrolden geçiyorlar hem de fiyat kontrolü olduğu için daha makul fiyatlı oluyorlar.

  4. orhan says:

    selamlar,
    K2 ve A vitaminin bu kadar önemli olduğunu bilmiyordum açıkçası.hemen temin ettim.her zaman ki gibi yine çok faydalı bir yazı ortaya koymusunuz.
    bir de şunu sormak istiyorum,
    pişirilen,fırınlanan besinlerin karb. değeri artıyor mu? mesela kestane?havuç?
    ayrıca iğdenin karb. değeri kaç acaba ben bulamadım.

Bir Cevap Yazın