Kahve

Eh, her şeyden bahsettik de bir kahveden bahsetmedik. Her ne kadar Türk Kahvesi diye bir kavram olsa da memleketimde kahvenin yetişmediği malum. O zaman biz Türkler için kahve paleo değildir diyebiliriz ama madem ki yaşadığımız dünya taş devri ortamı değil ve genel olarak hep kötü yanlarına maruz kalıyoruz, az da olsa nimetlerinden faydalanmalı, değil mi? Hele ki her geçen gün kahvenin kolon ve prostat kanserinden tutun da Parkinson’a ve hatta Tip 2 diyabete iyi geldiğine dair araştırmalar yayınlanırken.

Tabii şimdi burda herkes kahve içmeli demiyorum. Hatta bazılarımız içmese daha bile iyi olur.

  • Çok yoğun stres yaşıyorsanız
  • Uyku problemleriniz varsa
  • Adrenal, bağırsak veya başka önemli sağlık probleminiz varsa, kahveden uzak durmak daha akıllıca seçim olacaktır.

Ayrıca çölyak hastasıysanız ya da gluten intoleransınız varsa, kahvenin gluten antibadileri ile karşı reaksiyona girdiğine dair araştırmalar var, her ne kadar sonuçlanmış olmasa da dikkatli olmakta fayda var.

Ayrıca uyanmak için ve de gün boyu zinde kalmak için sürekli kahve içmek zorunda kalıyorsanız, biraz mola verseniz iyi olur. Adrenal bezleriniz ve kortizol seviyeniz size teşekkür edecektir.

Hatta nasıl tüketirseniz tüken, arada 30 günlük kahve molası vermeniz sizin için iyi olacaktır.

Haydi artık sadede geleyim. 2 tip kahve içicisi var benim gördüğüm:

1) Sadece Türk kahvesi içenler. Ya da Espresso, Americano vs gibi içinde su ve kahveden başka birşey bulunmamasını isteyenler. İşte bu grup gerçekten kahvenin tadını, kokusunu, herşeyini seviyor.

2) Kahvesine süt, krema, kaymak, şanti, aromalı soslar, tatlandırıcı, şeker, o, bu, şu ekleyenler de ekleyenler. Bu gruba seslenmek istiyorum: Siz aslında kahve sevmiyorsunuz! Sadece pazarlama ustalarının size dayadığı bol katkı maddesinin altında kalan kahveli sıvı ile sosyalleşiyorsunuz. Ama içtiğiniz aslında şuna benziyor: pizza yiyip, bunun aslında sebze ve peynir içeren sağlıklı bir yemek olduğunu iddia etmeye. Malesef, gerçekler öyle değil.

Yani birçok insan sabah kahvelerini SEVİYOR ve hatta İHTİYAÇLARI var, taa ki sütsüz ve şekersiz içmeleri gerektiğini duyana kadar. (kişisel hedefler /koşullar değişiklik yaratabilir) Her zaman için evladını savunur gibi kapuçinosundan nasıl vazgeçemeyeceğini anlatanlar çıkıyor. Ama içme sebebi kahve tadı olmadığına göre, bu alışkanlığın doğma sebebini çözmek gerekir. Uykunun yerini mi alıyor, yoksa tatlı ihtiyacını mı gideriyor, yoksa sadece Starbucks ortamını mı seviyorsunuz?

Eğer kahveyi sade, şekersiz tüm ihtişamıyla seviyorsanız ve de içmemenizi gerektirecek sağlık sebebi yoksa,  ben de bu keyiften sizi mahrum bırakamam. Sadece arada molalar vermenizi tavsiye edebilirim.  Ama kahvenizi sütsüz içemiyorsanız ya da içmeden iş yapamıyorsanız, o zaman bir miktar kahve polisliği yapmanın zamanıdır.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
This entry was posted in Paleo, Temel Beslenme and tagged , , . Bookmark the permalink.

12 Responses to Kahve

  1. canay says:

    merhaba
    yazdıklarınızdan kafam karıştı.
    süt ve kaymak zaten paleo değil mi?
    bunları kahveye koyunca nasıl paleo olmayan bir şey ortaya çıkıyor?
    (şekerden bağımsız soruyorum.)

    • Ozlem says:

      Hayir diyebilirim. Sut urunleri gri alanda kabul ediliyor yerlesik duzene gecildikten sonra tuketilmeye baslandigi icin. Kimi tamamen karsi. Ben de cok sicak bakmiyorum, cunku Turk halkinin %80-85’inde laktoz intoleransi var. kisisel belirlemek lazim.
      Kahveye bagladigimizda ise, sutsuz/kremasiz icilemiyorsa aslinda kahve sevgisinden bahsetmek pek mumkun degil.

  2. cigdem says:

    30gunluk ara mi ??? Benim icin imkansiz sekersiz turk kahvem pardon kahvelerim sekersiz sutsuz filtre kahvelerim olmadan gunun anlami pek olmuyor bir nevi bagimlilik sanirim. Kabul kahve bagimlisiyim ;))

    • Ozlem says:

      Ben de hergün en az 2 en çok 4 kahve içiyorum ve de bırakmaya hiç niyetim yok. Ama arada seyehat veya başka bir sebeple içemediğim 3-4 gün de günüm anlamsız nitelendirmesini yapmıyorum sizin gibi :) Bu yüzden de hiç 30 günlük ara vermeyi düşünmedim. Ama ne olduğu önemli değil, herhangi bir şeye bağımlı olduğumu farkedersem hemen aşmaya çalışırım, orası kesin.

  3. Ferda says:

    Hindistan cevizi Türkiye’de yetişiyor diye mi paleo da kahve paleo olmasın? Argümanlarınıza yanlış yaklaşıyorsunuz..

    • Ozlem says:

      Yoo, ikisi de memleketimde yetişmiyor ama dediğim şey aynı: Madem ki taş devrinde yaşamıyoruz, bunun nimetlerinden faydalanmalıyız. Eğer konu, inanılmaz faydalı olan hindistan cevizi yağından faydalanmaksa, hiç durmayın. Eğer konu kahve ise, ve de “kahve” içiyorsanız, yine hiç durmayın da kahve diye kremalı şekerli bir bulamaç içiyorsanız, tekrar düşünün.

  4. refi says:

    Çoook uzun bir zaman cappucino da cappucino diye delirip durmuştum asla vazgeçemem demiştim ki şimdi kahveme sütü ender zamanlarda ekliyorum oda laktozsuz oluyor cappucino keyfini özlediğimde..
    Hep nasıl vazgeçerim diyordum sana ve haklı çıktın alışkanlıklar değiştirilebiliyor :)
    Kafeinsiz Americano içiyorum zaman zaman
    ofiste filtre kahve
    evde kapsüllü kahvelerimden

    Kapsüllü kahvenin sakıncası var mıdır peki ??
    Uzun zaman oldu özlemişim :)
    Bu arada gerçekten de IF yazısı harika ..

    Sevgiler Refi

  5. refi says:

    Kahve makinesinde kullanım kolaylığı için kapsüllerde satıldığını düşünmekteyim aslında reklam olmazsa nespresso veya tchibo da olanlar diyebiliriz. süt krema şeker vs zaten yok içlerinde ama tabi çeşitleri var yoğunluğuna göre … emin değilim link vermek sorun olur mu ama http://www.tchibo.com.tr/-c400013805.html linkteki tarzda .. ve kapsülleri elbette http://www.tchibo.com.tr/-c400013825.html

    ( Elbette inanırım :) bu arada hala çözemedim sorunumu desem sen de inanır mısın ? :(

  6. şeyda says:

    Ben lattemi kendim yapıyorum hatta üzerine çiçek resmimi de bırakıyorum tap taze kavrulalı 1 ay bile üzerinden geçmemiş kahveden. 1 bardağa yaklaşık 50 ml civarı sütten köpürttüğüm microfoam denilen kıvamda süt koyuyorum… Laktoz interolansı da olmayan biri olarak bunun çok fazla zararını çekermiyim sizce? kullandığım sütün kh oranı yüzde 5

Bir Cevap Yazın