Kinoa ve Karabuğday Paleo mu?

Son dönemde gluten içermediği için yükselen değer olmaya başladı kinoa (quinoa).

Evet kinoa ve karabuğday, soya gibi gluten içermiyor. Ama gluten tahıl ve bakliyatlardaki tek problem unsuru değil. Bu konuyu neden tahılları yemememiz gerektiğine dair yazımda uzun uzun aktarmıştım.

Kinoa ve karabuğdayda saponin adı verilen, sabunsu özellikler gösteren ve bağırsak hücre zarlarını delen ve birçok hastalığa sebebiyet veren maddeden bol miktarda vardır. (Kinoada 5.000mg/kg’a kadar çıkabiliyor, gerçi büyük kısmı dış kabukta ve burası genelde atılıyor) Bağırsağın geçirgen olmasının birçok bağışıklık sistemi hastalığına yol açtığı da düşünülmekte.

Taze sebzeler ve meyvelerin bakliyat ve tahıllara nazaran besleyici özellikleri net bir şekilde çok daha fazla. Ama kaçınılmazsa, en azından gluten içermeyeni tercih etmek en mantıklısı kesinlikle.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
This entry was posted in Paleo, Temel Beslenme and tagged , , , , , . Bookmark the permalink.

3 Responses to Kinoa ve Karabuğday Paleo mu?

  1. Jale Parlak says:

    Kinoa zayıflamaya yardımcı bir besin mi? Bir kaç yerde öyle duydum da?

    • Ozlem says:

      Malesef zayıflamaya yardımcı mucize besin diye birşey yok, keşke olsaydı da hepimiz ondan yeseydik.

      Zayıflamanın ve zayıf kalmanın yolu düzgün beslenmeden geçiyor, tek bir ürünün tüketimi ile birden zayıflamak yok.

  2. hanife says:

    Saponinler, glikozit gruplarına aittirler. Suda kaynatıldığında, maddeye adını veren sabun(Latince sapo = sabun) gibi köpük oluştururlar. Sığırkuyruğu çiçeği ve çuhaçiçeği gibi saponin içerikli bitkiler, balgam söktürücü olarak kullanılırlar. Bulunduğu bölgeye tutunarak duran balgam, saponin tarafından akışkan hale getirilir ve öksürükle kolayca dışkılanabilir. Ayrıca, mukozayı hafifçe uyararak, salgıların artmasını da sağlar. Saponin içeren meyan kökü gibi bitkiler, ayrıca idrar arttırıcı, metabolizmayı uyarıcı ve iltihap önleyici özelliklere de sahiptirler. Steroit saponinleri olarak adlandırılan bir başka saponin gurubu da, kimyasal yapıları bakımından, insan bedeninde salgılanan hormonlara benzerler. Bu grupta en önde gelen bitkilerden biri ginseng köküdür. Saponinlerin tedavi amaçlı kullanımlarının bir başka önemli nedeni de, normalde midenin sindiremeyeceği bazı bitkisel maddeleri sindirilebilir kıvama getirebilmeleridir. Ama saponinler yüksek dozajda kullanıldıklarında, mide-bağırsak mukozasını tahriş edebilirler. Bu nedenle, önerilen dozajlara uymak gerekir

Bir Cevap Yazın