Leptin

Yeni yılla birlikte alınan kararların başında kilo vermek gelir. Ama sorun kilo verilse de, sonra tekrar geri alınmasıyla boy gösterir. Bunun ana sebebi de vücudun bir şekilde kendini dengeye sokma mekanizmalarının olmasıdır. Nam-ı diğer, metabolizmanın yavaşlaması

Gerçekten de verilen kilodan daha fazla oranda metabolizma yavaşlar. Mesela ağırlığın %10’u verilmişse, metabolizma %15 yavaşlar. (rakamlar tamamen örnektir)

Dolayısıyla kilo kaybedilir ama harcanan enerji miktarı da düşer ve kişinin yediği miktar artmasa da harcaması düştüğünden otomatikman kilo almaya başlar.

Burda en önemli rolü ise, benim bu sitede malesef henüz  çok da yer vermediğim leptin oynar.

Leptin ilginç bir hormondur. Yağ hücreleri salgılar ve beyinde hipotalamus denen merkeze etki ederek 2 ana görevi yerine getirir: Metabolizmayı hızlandırmak ve açlığı bastırmak.

Teoride kilo alıp yağlandıkça, daha fazla leptin salgılanır (yağ hücreleri salgılar demiştik) böylece herşey kontrol altına alınır. Kilo verilince de leptin seviyesi genellikle düşer ki kişi acıksın ve tehlikeli şekilde zayıflamasın.

Bu noktada yeni yapılan bir araştırmadan bahsetmek istiyorum size (1) : 10 obez bireye günde 800 kalorilik sıvı diyeti uygulanmış, taa ki ağırlıklarının %10’unu verene kadar. Bu da 36-62 gün arasında sürmüş. Metabolizma hızları başta ve sonda ölçülmüş. Ayrıca yemek yedikten sonraki tatmin miktarları da ölçülmüş. Nihayetinde, kimine leptin kimine de plasebo verilmiş. Görülmüş ki:

1. Plasebo verilen grupta kilo kaybından ötürü toplam harcama günlük 700 kalori kadar azalmış. Ama leptin verilen grupta, düşme çok daha az olmuş. (yaklaşık 400 kalori kadar)

2. Kas başına düşen kalori metabolizmasında da kilo kaybından ötürü azalma görülürken, leptin verilenlerde böyle bir durum yaşanmamış.

Kısaca, leptin kilo veriminden sonra kişilerin metabolizmalarını korumasına yardımcı olmuş. Bunun yanı sıra, aynı miktardaki yemekle daha fazla doygunluk sağlanmış.

Yani leptinimimize sahip çıkarsak, yani leptin direncinden kendimizi koruyabilirsek, kilolar da dert olmaktan çıkacaktır. Hipotalamusun enflamasyonu leptin direncinin ana sebebi olarak görülmekte. Demek ki, enflamasyona yol açtığı bilinen basit karbonhidratlardan uzak durmak önemli bir adım olacaktır.

Ayrıca, kan şekerindeki çıkışlar da enflamasyonu arttırırlar ki bu da yine kan şekerini yükseltmeyen paleo/taş devri diyeti ile yaşamak için çok güzel bir sebeptir.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
This entry was posted in Paleo and tagged , , , , . Bookmark the permalink.

19 Responses to Leptin

  1. Duygu says:

    Basit karbonhidratlardan uzak durduk, peki kilo verirken leptin alabileceğimiz besin, ek diatery supplements vb. şeyler var mı?

  2. Türker says:

    Burada sanırım uykunun da öneminden bahsetmek gerekiyor. Leptin hormonu bildiğim kadarıyla uykuyla doğrudan ilişkili. Düzgün bir şekilde uyku alınırsa tokluk hissimiz daha çok artıyor.

    http://www.cbsnews.com/stories/2004/11/09/health/webmd/main654548.shtml

  3. kurabiye says:

    Merhaba
    Bir de beslenme yaş kilo ve yüksek tansiyon ilişkisini anlatır mısınız? Şimdiden tansiyon ilaçları almak istemiyorum ama tansiyonum hiç olmadığı kadar yüksek çıkıyor.Doktora gideceğim ama ilaçsız çareler arıyorum.

    • Ozlem says:

      Öncelikle doktorunuz ilaç kullanmanızı isterse kullanın.

      Direk bu konuyu daha önce araştırmamış olsam da birçok yerde karşıma çıkan bilgi, insanların paleo beslenmeye geçtikten sonra zaman içinde tansiyon ilaçlarını azalttıkları ve sonunda da bırakabildikleri yönünde ama bu bir süreç, bugünden yarına oluveren birşey değil.

      Ayrıca araştırıp detaylı yazıyı da en kısa sürede hazırlarım.

  4. 0kan says:

    biz kalori kısıtlaması filan yapmıyoruz ki afedersiniz ama hayvan gibi yiyorum ama karbonhidratsız kilo veriyorum yada sabit duruo ama illaki veriyorum günde 30 40 karbonhidrat al gerisi protein yag istedigin kadar ye ne metebolizma yavaslar ne bişey hatta metebolizma hızlanır bence kalori filan kısıtlanmasına gerek yok istersen günde 5000 kalori al ama karbonhidrat alma :D ben olayı cözdüm

  5. osiris says:

    Özlem Hanım bu yazıdan bagımsız bir sorum olacak size, paleo beslenmede sut urunlerinin tamamen yasak oldugu bir çok yazı ile karsılastım fakat bir peynir ve yogurt delisi olarak bu konuda ciddi süphelerim var.Siz ne düsünüyorsunuz acaba bu konuda? Miktar sınırlamasına mı gidilmeli tamamen çıkarılmalı mı? Örnek menünüzde sabahları omletinize zaman zaman peynir ve krema eklediginiz yazmıssınız ama detaylı olarak fikrinizi ögrenmek isterim bu konudaki…

  6. merve says:

    leptin we ınsulın dırencını kırmak ıcın,4 5 saatte bır paleo tarzı beslenıcez we ara ogun yemememız gerekıo dgr mu anlıyorum?karatay dıetı kıtabında bu sekılde bahsedıyorr dgr okuduysam

Bir Cevap Yazın