Tatlandırıcı Rehberi

Şeker öyle bir uyuşturucu ki bırakması gerçekten zor. Öyle olunca insan ister istemez suni tatlandırıcıları bir sorguluyor.

Ben şahsen alışma aşamasında ara ara suni tatlandırıcılarla tatlılar yapmış olsam da (ki bu sitede de örnekleri var) o zaman bilmediğim birşeyi şimdi biliyorum:

Suni tatlandırıcı tüketildiğinde dilden beyine “tatlı yendi” mesajı gidiyor. Fakat beyine giden sinyalin aksine ortalıkta gerçekten bir tatlı olmayınca, beyin vasıtasıyla organlar tatlı beklentisine giriyor. Peki bunun sonucu nedir? Tatlı beklentisinin karşılanabilmesi için tatlı isteğinin devam etmesi.

O yüzden artık mümkün olduğunca hiçbirşey kullanmamaya gayret ediyorum. Her ne kadar artık çok tatlı isteğim kalmamış olsa da, olanı da meyvelerle (en azından yanında 1-2 mineral ve vitamin var), bal ya da pekmez ya da en güzeli sıvı stevia gibi doğal ürünlere yöneliyorum.

Ama yine de suni tatlandırıcılar hakkında bilgilenmek bizi daha güçlü kılacaktır.

Sakarin :

20. yüzyılın başından beri ortalarda. 70lere kadar rahatlıkla tüketildi ama sonrasında deney hayvanlarında safra kesesi, deri, yumurtalık kanseri gibi hastalıklar görüşünce önce tamamen yasaklanmak istense de, sadece uyarı ile yetinildi. 2000’de bu uyarı da kaldırıldı çünkü tekrarlanan deneylerde o kadar dramatik sonuçlar görülmedi. Ama yine de tatlandırıcı korkusu salınmış oldu. Halen plasentaya geçtiği için hamilelerin ve çocukların kullanımına karşı uyarılar vardır.

İnsülin salgılanmasına etkisine dair deneylerde ise sonuçlar karmaşık. Kiminde var görünüyor, kiminde yok.

Aspartam :

Sakarin gibi kendine has bir tadı var, kimilerinin hiç sevmediği. Fenilketonüri gibi genetik hastalıklarda, karaciğer hastalıklarında, hamilelerde ve kanında yüksek miktarda fenilanin bulunanlarda uzak durulmalıdır. Bu yüzden mutlaka üstünde uyarı ile satılır.

Yapılan deneylerde insülin salgısı görülmemiştir.

Sukraloz :

Normal şeker alınıp, hidrojen ve oksijenle sarmalanarak yapılmıştır. Kalorisiz olmasının sebebi, ortaya çıkan yeni ürünü metabolize edemememizdir. En önemli üstünlüğü tadıdır. 1998’den beri piyasada olduğundan kendinden öncekiler kadar problemli görünmese de, yeterince deney yapılmamış da olabilir.

Stevia:

Bitki bazlıdır, hatta Paraguay kökenli bir bitki. Çok etkilidir, birkaç damlası bile büyük miktarları tatlandırmaya yeter ama bitki olduğu için kendine has bir tadı da vardır birçok insanın beğenmediği. Bence pişirirken sorun değil ama çayda falan oldukça kötüydü. Sanırım bu sebeple bol miktarda aromalı satılıyor.

Bu arada toz halinde de satılır. Toz hali aşırı kimyasal işlemden geçtiği için uzak durmak daha iyidir.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
This entry was posted in Paleo and tagged , , , , , , . Bookmark the permalink.

12 Responses to Tatlandırıcı Rehberi

  1. refi says:

    Sıvı stevia yı nereden bulabilirim ?

  2. refi says:

    Zor ama benim için hayati önemde bir sorum daha var. Benim için gerçekten çok çok çook önemli. Tatlı ihtiyacımı gün içinde nasıl durdurabilirim ? :( ki bir amacım da maksimum günde 50 gr carb almak – ki acilen kilo verebileyim ?

    • Ozlem says:

      Reficim,
      Öncelikle şunu demem gerekiyor, vücudun tatlı ihtiyacı diye birşey yok. Tatlı mutlaka istiyorsanız, bu yazıda da belirttiğim gibi “tatlı kafası”nı özlüyorsunuzdur (http://paleocafe.org/2011/08/15/karbonhidrat-bagimliligi-ve-asermeler/) ya da o kadar az yemek yiyorsunuzdur ki, vücut aç kaldığında (ve de uykusuz kaldığında da) öncelikli olarak karbonhidrat ister, en kolay enerji kaynağı olarak. Oysa ki yeterli beslenseniz ve de programlı olsanız, öncelikle yağınızı ve proteininizi yeseniz, belki de o tatlıyı yiyecek yeriniz kalmayacak.

      Bu arada bana garip gelen birşeyi de söylemem lazım. Amacınızın 50g karbın altında kalmak ama tatlıdan vazgeçmemek olması :) Oysa ki amaç, tatlı bağımlılığı aşmak olmalı ve de belki de haftada 1 ya da 10 günde 1 kez o tatlıyı yemek olmalı. Ama siz bunu amaçlamak yerine tatlıyı korumayı amaçlayarak direk ekside başlıyorsunuz bence. Yanılıyor muyum?

      • refi says:

        Çok doğru bir tespit aslına bakarsanız :( ancak şu dönem ve süreç içerisinde ciddi yeme bozukluğu hastalığımın olduğunu farkettim yani iki cephede savaşıyorum bu nedenle de basamak basamak gitmeye çalışıyorum bir de çok detaylı araştıramasam da özellikle paleo tatlılarla ilgili yabancı pek çok site inceledim inceledikçe de tatlı krizim pekişmekte.

        Bu normal bir aşerme değil kesinlikle resmen bağımlılık boyutunda psikolojik olarak çabalamaktayım bu sırada en az zararla çözebilmek istiyorum sorunumu zira kontrolümden çıkmış durumda herşey..

        Vivani hakkında yorumlarınız da çok önemliydi çok teşekkür ederim

        Bir de son olarak bana önerebileceğiniz bir aktar var mıdır internetten alışveriş yapmak istemiyorum kendim görmek ve açıkçası yerinde karar vermek istiyorum

        ilgi ve yardımlarınız için teşekkür ederim

  3. refi says:

    Bu arada özellikle tatlı krizlerim ve bağımlılığımla savaşırken bir yandan da en doğal en az işlenmiş ve malesef Türkiye’de çok fazla çeşit olmamasına rağmen araştırma yapmaya çalışıyorum kendimce bu sırada size de sormak fikrinizi almak istedim.

    Günümün hiçbir anlamı kalmıyor öyle bir bağımlılık geliştirmişim ki tatlı mutlaka almam gerekiyor hele akşamları iş çıkışı özellikle deliye dönüyorum. Bu sırada bitter çikolataları araştırırken guylian’dan çok çok daha düşük değerlerde ve tat olarak da gerçekten bitterin acılığını ve daha az rafine edilmiş olduğun düşündüğüm VİVANİ ile karşılaştım fotoğrafını da koymaya çalıştım ancak beceremediğim için linkini eklemek ve 100 gr daki değerlerini yazıp görüşünüzü almak istiyorum ?

    http://www.vivani-chocolate.de/P_Tafeln_Feine_Bitter_e.html

    Ingredients:
    cocoa mass*, raw cane sugar*, cocoa butter*.
    Cocoa solids: 71 % minimum.

    Dark Chocolate (Cacao 71 %) 100 g- 566kcal -7 gr protein – 27,6 gr karbonhidrat 44,9 gr yağ

    • Ozlem says:

      Vivani’nin içindekilere bakınca gayet etkileyici olduğunu söylemem gerekiyor.

      Ama dediğim gibi, bu her akşam alınacak birşey değildir. Aynı her akşam bir kadeh şarap içemeyeceğiniz gibi, arada sırada gerçekten keyif almak için yapılası. Yoksa gündelik hayatın parçası olmamalılar. Krizimi aşamıyorum, o zaman teslim olayım doğru yoldeğil malesef.

  4. Pingback: Şeker Rehberi | Paleo Cafe – Taş Devri Diyeti ile Hizmetinizde!

  5. carmen says:

    Merhaba,

    Nacizane kuru kayısı ve hurmayı tavsiye edebilirim bu noktada. Bana göre inanılmaz güzel tatlar. Ben hehangi birinden bir tane yediğimde kesinlikle tatlı krizime çözüm oluyor. (Tatlı krizim nadir oluyor bu arada)

  6. 0kan says:

    Cayima kahveme tatlandirici koyuyorum tatli ihtiyacimi kesiyo sakkarin bazli bi tatlandirici bi sorun olurmu

Bir Cevap Yazın