Margarin Neden Yememeliyiz?

 

Hidrojenasyon yüzünden.

O da nesi dediğinizi duyar gibiyim :)

Ama aslında hepimizin duyduğu bir işlem. Hidrojenize nebati yağ şeklinde benim beynimde kalıplaşmış resmen. De, ne ola ki?

Hani yağlardan bahsederken demiştik ya, çoklu doymamış yağlar vardır, genellikle buzdolabında bile sıvı haldedirler ve doymamış oldukları için oksidasyona meyilli yağlardır diye. İşte, daha sabit olsun diye, doymamış zincirleri hidrojen ile tamamlamaya ve oda ısısında bile katı hale getirme işlemine hidrojenasyon denir. Margarin  en bilindik örnektir.

Sizlere ana hatlarıyla margarin üretim sürecini anlatmak istiyorum.

Önce, üreticiler bulabildikleri en ucuz yağı alırlar, artık soya mı olur, mısır mı, pamuk tohumu mu kanola mı, bilemeyiz. Bu ucuz yağlar genelde alındığı aşamada bile oksitlenmiş olurlar, çünkü yağın çıkarılma işlemi sırasında ısıya maruz kalmışlardır ve çoklu doymamış yağlar ısıya dayanıklı değildir.

Neyse, bu yağlar, minicik metal taneciklerle karıştırılır, genellikle de nikel oksit ile. Nikelin hızlandırması ile (katalizör) yüksek basınç ve yüksek ısıda hidrojen gazına tabi tutulur.

Ardından sabuna benzer emülsifiye ediciler ve nişasta karıştırılır ki kıvamı da düzgün olsun.

Tekrar yüksek ısı ile buharlı temizlemeden geçirilir ki bu aşamada iğrenç olan kokusu da gitmiş olur.

Bu aşamada kesinlikle iştah açıcı olmayan gri bir renkte olan margarinimizin rengi ağartıcılarla açılır. Sonra da boya ve tatlandırıcılarla tereyağa benzetilmeye çalışılır.

En son olarak, karışım sıkıştırılır, ambalaşlanır ve içine az Omega-3 falan eklenip kalp dostu olarak piyasaya sunulur.

Yani, başlangıçta yapmak için kullanıldıkları rafine bitkisel yağlardan çok çok daha kötüdürler sağlığımız için çünkü birçok kimyasal değişim geçirir.

Afiyet olsun!

Bir de trans yağ mevzuu var. O da bir sonraki yazıya…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
This entry was posted in Temel Beslenme and tagged , , , , , . Bookmark the permalink.

6 Responses to Margarin Neden Yememeliyiz?

  1. vanilya says:

    ben de derdim eskiden, becel zeytinyağlı mis gibi kokardı ilk eritirken de sonra hiç o tat koku kalmazdı,
    neden ki derdim. eklenen koku uçup gidiyormuş meğerse…

  2. europa says:

    iyice tiksindim margarinden!
    gerçi hepiniz okumuşsunuzdur bir ara maillerde çok fazla dolaşan bir konuydu bu, bir öğrencinin tez çalışması ve deneyinde açıktaki margarine sinek bile konmayışı.Peki benim merak ettiğim şu: bunca reklam ile tüm tüketiciler böylesine kandırılıyorken, bu firmaların korkacakları, çekinecekleri hiç bir yasa yok mudur? Eğer yoksa, tereyağ diye satılan yağlara nasıl güvenip de alacağız?Bak yine moralim bozuldu:(

  3. kaktüs says:

    az önce mutfakda gördüm, alanın ellerini kırıcam!

  4. Pingback: Trans Yağları Neden Yememeliyiz? | Paleo Cafe – Taş Devri Diyeti ile Hizmetinizde!

Bir Cevap Yazın