Konuk Yazar Mine: “Artık ben de paleoyum!”

Artık ben de paleoyum!

Bu yazı serisi çok hoşuma gitti. Çünkü ben tam anlamıyla bir karbonhidrat bağımlısıyım. Ve tam paleo olamamamın tek nedeni karbonhidrat idi.

Bir haftalık süren tatilin ardından eve geldiğimde tam 3 kilo aldığımı gördüm ve dehşete düştüm.

Halbuki tatilde salatadan başka yemek yememiş, 9. katta olan odama her seferinde merdivenlerden inip çıkmış ve bolca da spor yapmıştım :( Kas yaptığımın farkındaydım ve herşey iyi güzeldi de şu açlıktan gözün dönüp de önünde sergilenen tatlılara dayanamamak yok mu. Ve tam pms dönemiydi, sanki irademi tamamen kaybetmiştim :(

Neyse eve geldim ve hemen acil durum planına geçtim.

Cumartesi akşamı Özlem’in blogunu tekrar baştan sona gözden geçirdim. Derin bir nefes aldım. Karar verdim. Zaten hayatım boyunca benim için en önemli aşama karar vermek olmuştur. Karar verdiğim zaman o işin asıl zor kısmını başarmış sayıyorum kendimi:)

Daha öncesinde sürekli takip etmeme ve çoğu da kafama yatmasına rağmen, tamamen mahrum kalma hissi beni hep geriye çekiyordu ve tam olarak karar veremiyordum uygulamakta.

Fakat tatil dönüşü de tam anlamıyla denemiş ve görmüş oldum ki, kesinlikle Özlem’in dediği gibi aç kalmak bir işe yaramıyor :(

Pazar günü alışverişe çıktım.

Badem, fındık, zerdeçal ve hindistancevizi aldım. Fındık ezmesi yapacağım ve regl öncesi dönemde olduğu gibi kriz anında kırılacak kavanoz olacak:P  Hindistancevizi unu yapacağım ve canım çook fazla hamurişi istediğinde maharetlerimi bu unla konuşturacağım (ne kadar olabiliyorsa tabi :))

Pazardan da kırmızı biber, patlıcan, börülce, domates ve biber aldım. Biber ve patlıcanları közleyip buzluğa attım. Börülceyi haşlayıp buzluğa attım. Domates ve biberleri de doğrayıp çiğ olarak attım buzluğa. Bunlar çalışan bir kadın için cankurtaran olacaktır eminim.

Normalde ben sebze ağırlıklı beslenen bir insanım. Eğer bazı günlerde et türevi şeyleri hiç yemek istemezsem de kendime sebze ziyafeti çekip protein alımımı dengelemek için de yapacağım yoğurt+protein tozu- süt+protein tozu da hazır:)

Sanırım bundan sonrası azıcık egzersiz(ki çok severim egzersiz yapmayı) ve zaman..

Ha bu arada tatilden dönüşümün ve %100 paleo oluşumun 3. günü.Ve ben 3 kilo verdim:)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
This entry was posted in Karbonhidrat Bağımlılığı and tagged , , , . Bookmark the permalink.

31 Responses to Konuk Yazar Mine: “Artık ben de paleoyum!”

  1. Ozlem says:

    Önce yazı için teşekkürler :)

    Tatilde falan bol karbonhidrat tüketince vücut su tutuyor. Hemen ardından 3 gün bile düzgün beslenmek tutulan o suyun atılmasını sağlıyor. Böylece 3 günde 3 kilo verdim gibi mucizeler olabiliyor ama bu hızla devam etmez, orası kesin.

    Onun dışında, hazırlıklı olmak en doğru strateji. Malum günde en azından 3 kez acıkıyoruz. Hala daha belki acıkmayız demek saçma. Acıkacağız kesinlikle ve de hazırlıklı olunursa tüm sorunlar çözülür.

    Kuruyemişlerle ilişkiyi kilo vermeye çalışırken biraz kısıtlayın. Ezmelerde 1 yemek kaşığını geçmeyin günde. Bazıları kuruyemişleri tamamen kesmeden kilo veremiyor.

    Bir de, her ne kadar değişiklik güzel gelse de, eski alışkanlıkları değiştirmeye çalışıyoruz malum. O yüzden, hindistan cevizi unu ile de olsa, çok fazla eski hayatı sürdüren kurabiyeler, ekmekler yapılmamalı diye düşünüyorum. Bunlar, dediğiniz gibi, karbonhidrat krizlerinde can kurtaran. Ya da kendini çok kısıtlanmış hissettiğinde kişi. Ama sürekli? Kesinlikle hayır bence.

    • Deniz Can Çığşar says:

      Yalnızca ufak bir itirazım var: Paleo’da günde 3 öğün yemek zorunda değiliz. Elbette reçeteler hep klasik 3 ana, 2 ara öğün üzerinden veriliyor ama bu 3 öğün alışkanlığı modern zamanlarda yemekleri iş hayatına göre düzenlemensinden kaynaklanıyor. Tarım devriminden önce günde 3 defa yemek bulacağımızın garantisi yoktu, hatta bazen aç kaldığımız günler de oluyordu ki vücudumuz aç kalmamızı bekliyor da..

      Ne zaman acıkırsanız o zaman pişmanlık duymadan, sebze ve etten istediğimiz kadar yemek daha doğru, acıkmadığımız halde vakti geldi diye yemek ise vücudun kalorimetresini saptırmak olur.. Benzeri şekilde susamadığımız halde “günde 2L su içmeliyiz” düsturuna uyup su içmek de yanlış.. Vücudumuzda milyonlarca yılda adapte olmuş sistemler varken, zamanlamayla beslenmemek gerekli..

      PS: Kilo vermek istiyorsak bu istediğimiz kadarını vermek istediğimiz hıza göre sınırlamamızda fayda var.

      • Ozlem says:

        Kahvaltı yapmayan ve çoğu zaman 2 öğün yiyen biri olarak, önce okul, sonrasında da iş hayatı ile çok uzun yıllar insanların 3 öğün ile rahat etmesini anlayışla karşılıyorum. Çoğu işyeri de maalesef acıkınca yemeye olanak sağlayan ortam da yok. Durum buyken, insanların en büyük meziyeti duruma uyum sağlamaktır :)

        • Deniz Can Çığşar says:

          Gün içinde açıkınca yemeye vakit yoksa en kolayı sabah ve akşam yemek.. Geleneksel anlayıştan farklı olarak paleoda bunun sakıncası yok.. Gelenekselde sık sık karbonhidrat almanız gerekiyor, çünkü günde 150gr’dan fazla karbonhidrat aldığınız vücut yağları mobilize etmeyi bırakıyor ve kan şekeri düştüğü anda tekrar karbonhidrat istiyor. Oysa paleo’da kan şekerini glikojen deposundan sağlıyor, arkasından da ketozis ile yağlardan.. Bu nedenle paleo’da tek yaptığınız depoları doldurmak, bunu 3 öğünle yapmışsınız, sabah ve akşam yapmışsınız çok önemi yok.. Kolayca öğle yemeğini atlayabilirsiniz..

          • Ozlem says:

            Ben sabahı atlayabiliyorum. Hatta 6da kalkıp öğlen 2’ye kadar durabiliyorum. Ama bir kere yedim mi iş bitiyor :)

            Arada paleo ile ketosisi eşleştirmekten hoşlanmıyorum çok. Yüksek karbonhidrat tüketip paleo olan da çok insan var. Paleo tüketilen karbonhidrat miktarına karışmaz.

        • Deniz Can Çığşar says:

          Bu yorumu yayınlamasanız da olur..

          Ketosiz, 100gr’dan az karb aldığınız durumlarda sert aktiviteler yapıp öğün atladığınızda glikoz açığını kapatmak için karaciğerin yağlardan glikoz sentezlediği durum. Yani fark etmeseniz de vücudunuz bir miktar mutlaka yapıyor. 50gr’ın altına düşerseniz neredeyse glikoz ihtiyacının tamamı yağlardan sağlanıyor.. Gayet de sağlıklı bir durum aslına bakarsanız.. Paleo’da niye olmasın? Atalar günlerce aç geziyordu..

          Daha kolay iletişim kurabilmek için epostanızı alabilir miyim? Bu konuda Türkiye’de iletişime geçebileceğim fazla insan yok.. Olanlarla da daha kolay kanallardan konuşmak isterim..

    • pötikare says:

      Sevgili Deniz Can Çığşar,

      Keşke siz ve sizin gibiler de biraz ketozis/ ketojenik beslenme yazıları paylaşsanız. Daha fazla paylaşıma ihtiyacım var bu konuda. tabi Özlemmm haricini kastediyorum. Değilse o da iyi ki var!

      Türkçe sayfalarda bu işin detaylarını bulmak çok zor :/

  2. burcu says:

    en gözde aburcuburum badem hatta ara öğün besin kaynağım .neredeyse her gün bir avuç yiyorum?yememelimiyim??

    • Ozlem says:

      Yo, onu demeye çalışmadım. İnsanların az miktarı çok göreceli, o yüzden belirtme ihtiyacı duyuyorum.

      Çoğu insan için 1-2 avuç badem veya 1-2 tatlı kaşığı badem/fındık ezmesi sorun yaratmaz. Ama yine çoğu insan için bu miktarlarda durmak da güçtür.

      Nadiren, bazı insanlarda kuruyemişler ve süt ürünleri de zayıflamayı engelleyici etki ediyor. Görünen o ki, sizde böyle bir problem yok. Anlamsız bir kilo verememe yaşarsanız, kesmeyi deneyebilirsiniz.

  3. seda says:

    mine mucize gibisin sen!!

    bu kadar gazlayıcı guzel bir yazı olamaz

    pek cok insanin senden farki, karari verip orda duramamalı bence..ya da kacamaklara cok cabuk boyun egmeleri, ya da ikramlara işte..

    harikasın ama senden tarifler, alternatifler de bekliyoruzz

  4. seda says:

    bir de biber patlican közlemeyi detaylı anlatabilir miyiz, ayıklayıp mi buzluga koydun?? patlıcanların acısını akıttın mı?

    • europa says:

      önce patlıcan ve biberleri (bikaç yerinden çatalla delip) kabuğu soyulacak kıvama gelene kadar fırında pişirdim(altına mutlaka pişirme kağıdı koyun ki yapışmasın) sonra ılıkken kabuklarını soydum.İyice soğuduktan sonra da buzluk poşetlerine koyup buzluğa kaldırdım:)

  5. çakıl says:

    Öncelikle hayırlı olsun:)))
    Buzluk kurtarıcı gerçekten de, ben bazen “Buzul Çağı Diyeti” yapıyoruz gibi hissediyorum:) Geçen gün pinterest adlı bir sitede gördüm, taze soğanları yemeklik doğrayıp bir şişeye koyup dondurmuş, ihtiyaç duyunca alıp şişeyi tavaya döküyorsun bence bu tarz pratiklikler kazanmakta fayda var:)))

  6. europa says:

    ama malesef buzluğumda o kadar çok yer yok:( bunlar bile doldurdu:( çoğumuzda da durum budur sanırım:)

  7. yenn says:

    Heeeeyt işte bu!
    Öhömm öhööm bu kararında benim de bir süredir paleo olmamın ve Özlemciğim sayesinde inanılmaz derecede incelmiş bacaklarımı görmenin payı olabilir mi?:) :) :)

  8. europa says:

    olabilir yenn:))ama sen fazla zayıflamışsın:P

  9. burcu says:

    Özlem Hanım merhaba,

    Çok uzun zamandır sitede aktif değilsiniz sanırım ama ben daha yeni keşfetmiş bulunmaktayım sitenizi :) Lütfen geri dönün ve motive edici yazılarınızı bizimle paylaşın :)

    Ben temmuzun 15’inde tatlıyı hayatımdan çıkarmaya karar verdim ki gerçekten benim için çok zor bir şeydi bu… çünkü kilo veremiyor ve gittikçe almaya da başlamıştım. 21 gün tatlı yenmezse beynin tatlı tadını unuttuğunu ve tatlı isteğinin gittiğini duyduğum için bunu denemeye karar verdim. tam bir bağımlılık süreci atlattım gerçekten çok zorlandım ama çok kararlıydım.şekerin zararlarını okudukça daha kolay atlattım bu dönemi. şuan 11. günüm daha çok erken belki ama gerçekten eski tatlı yeme alışkanlığıma dönmeyi hiç düşünmüyorum.

    lakin bu yola kilo verme amacı ile çıkmıştım ve fakat sadece 1 belki 1.5 kilo verebildim :( bu verdiklerimin de su olduğunu düşünüyorum. yani belki daha fazlasını yapmam tam bir paleo olmam lazım ama aşama aşama yapabileceimi düşünüyorum. bir anda geçiş yapamam. belli bir kiloya gelince tuzlu hamurişlerini bırakırım diyodum (ki yediğim börek falandır, o da hergün değil)… sonra onu da bırakınca en son ekmeği bırakırım demiştim ki aslında sadece sabah 2 dilim tost ekmeği yiyorum nerdeyse…

    2 avuç belki 3 avuç çerezim eksik olmuyor bu süre zarfında. ara öğünleri bu şekilde atlatabiliyorum. artık daha az mide kazınmalarım oluyor ama oluyor sonuçta ve her seferinde çerezle atlatıyorum çünkü bunlara ulaşımım daha kola. belki bu fazla kaçıyordur ama önceden çok daha fazla şeyler yiyordum… ben bu şekilde baya kilo kaybı yaşamayı bekliyordum ama olmadı malesef :( motivasyonum düşüyor… hızlı sonuç almak istiyor insan tabi doğal olarak olmayınca da moral bozuluyor.

    misafirimin geleceği gün onlara tatlı yaptım ve nasıl olmuş diye tadına bakmadım :) bilmeden nasıl olduğunu verdim. o derece katıyım tatlı konusunda. umarım bu irademi diğer şeylere karşı da gösteririm.

    akşam yemeğim 8den sonraya pek kalmıyor. hatta 7.30da en geç bitirmi,ş oluyorum o işi. sonra saat 10 gibi ya bir elma, ya bir avuç çerez yiyorum o kadar. bazen yemediğim de oluyor. şu aralar hep bilgisayar başındayım. çok aktif bir spor hayatım yok (önceden en az 3 gün yapardım) belki bunun da etkisi vardır…

    çok uzattım biliyorum. en son kendimle ilgili bilgilerimi verip konuyu kapatıyorum :)

    boy: 168 cm
    kilo: 63 (başladığımda 64-64.5 arasında gidip geliyordum)
    yaş: 32

    Motive edici yorumlarınızı bekliyorum
    Sevgiyle, bilgiyle kalınız efenim :)
    Burcu

    • Ozlem says:

      Merhaba,

      Önce siz beni motive ettiniz, şimdi de ben sizi motive edeyim :)

      Öncelikle şekeri bırakma kararınız için tebrik ediyorum. Hatta tahıllı ürünleri aşama aşama bırakmak bile bence doğru karardır. Bir insan bir anda kaç cephede savaşabilir ki??

      Onun dışında önce şu bilgi: Hayatta her şeyde olduğu gibi vücutta da bir şeyi oluşturmak/yaratmak yıkmaktan daha zordur. O yüzden kilo almak çoook daha yavaş işleyen bir süreçtir. Hani demişsiniz ya, çok daha fazlasını yiyordum şimdi onları yemiyorum demek ki haldır haldır kilo vermem lazım. Olmuyor malesef. Keşke olsa. Ayrıca her bünye farklı işliyor. Kimi direnip direnip sonra birden bırakıyor, kimi ise ilk günden bırakmaya başlıyor. Hem sizde yavaşlatıcı faktör de var: tahıllar. Yeri gelmişken, tahıllar su tutmanıza neden olur, o yüzden 11 gün itibarıyla su vermişseniz dahi geri almışsınızdır ve oturmuştur o.

      Bunun dışında da yemek atlamayı ilk etapta denemeyin. Yemek atlama sorunsuz işleyen bir vücutta iyidir. Ama sorun varsa daha fazla stres yaratır. Onun yerine düzenli beslenip aç kalmamak önceliğiniz olsun.

      Sporun etkisi %15-20 o yüzden zayıflama açısından telaşlanmayın ama bu güzel havalarda en azından uzuuun yürüyüşler yapın.

      Tahılları da bıraktığınız anda vücudunuz dengesini bulacaktır, merak etmeyin. Zaten çok yüksek bir kilonuz da yok.

      Bol şans :)

  10. burcu says:

    İlginiz ve hızlı yanıtınız için çok teşekkür ederim :)

    Tahıllardan kastınız et ve sebze dışında her şey değil mi? :)

    bu arada kendimle ilgili eksik bilgi vermişim. Benim laktoz intoleransım var. York testi yaptırmıştım zamanında. onun sonuçlarına göre de gliadin, buğday ve maya sakınmam gereken maddeler arasında.

    bu sonuca göre doktor bana tortilla ekmekleri var ya ondan yiyebileceğimi söylemişti ama siz ne dersiniz? tamamen her şeyden arınmam gerekiyor benim sanırım değil mi? :)

    • Ozlem says:

      Tahıllar: Buğday, arpa, yulaf, vs vs Yani Ekmek ve börek türevleri. Ve siz günde 2 dilim ekmek yediğinizi yazmıştınız. E, elbette kilo veremezsiniz. Vücudu hergün savaşa sokup, sonra da nasıl dengesini bulmayı bekliyorsunuz ki? Şekerden önce önceliğiniz bu olmalıdır.

      Tortilla ekmekleri ya da mısır ekmeği ben yiyorum içinde normal un olmadığından eminsem ama kilo verme aşamasında tavsiye etmem.

  11. burcu says:

    tamam bunları da hayatımdan defetmeye beynimi hazırlıyorum şuandan itibaren fakat bana alternatif bir kahvaltı önerebilir misiniz? yumurta yemekte çok zorlanıyorum. 40 yılda bir yiyebilirim. o yüzden her gün benim için çok zor olur. bir de iş yerinde kahvaltı yaptığım için yumurta pek hoş olmaz.

    her gün muz ve ceviz falan mı yesem ne yesem bilemedim? süt ve yulaf ezmesi olabilir? ama laktozsuz süt içiyorum. o da normalden daha tatlı. karbonhidrat seviyesi yüksek muhtemelen diğerlerine göre…

    umarım çok bunaltmamışımdır sizi :)

    • Ozlem says:

      Yulaf da bir tahıldır, gluten içerir o yüzden olmaz.

      Ben güne muz ve ceviz gibi karbonhidrat bombası ile başlayıp, insülinimi zıplayıp sonra da çökmek istemem şahsen. Kahvaltı sadece peynir, ekmek, yağ, bal, yumurta yenmesi zorunlu bir öğün değildir. Çoğu insan bir önceki akşamın yemek artıklarını sabahları yer. Kendinizi sınırlamayın, geniş düşünün :)

  12. burcu says:

    bünye alışmış bir kere kahvaltılık tarzı takılmaya sabahları. öbür türlü sabah sabah yiyemem gibi.. neyse verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim. çok faydalı olduğunu düşünüyorum :)

    sizi takip etmeye yeni başladım o yüsden lütfen yazmaktan vazgeçmeyiniz :)

    Sevgiler

  13. burcu says:

    Tekrardan Merhaba,

    Sizinle yazıştıktan hemen sonraki gün yani cumadan itibaren tam bir paleo yaşamını benimsedim. yani 3 gündür tahıl da yok hamur işi de. ama dikkat ettim de 3 gündür sürekli aşım ağrıyor. karbonhidrat yoksunluğunun etkisinden olabilir mi acaba?

  14. burcu says:

    bir de onun dışında şöyle bir şey okuyorum internette süekli:
    birkaç hafta izlendiğinde bu diyetin sağlığa olumsuz etkisi yok,ancak karbonhidrat yoksunluğu bir yorgunluk kaynağı. Uzun dönemde ise ,vücut gereksinim duyduğu enerjiyi alabilmek için kaslardan yemeye başlar,lipit içeren maddelerin kanda birikmesi riski artabilir.

    spor yapmaz isek bu kaslardan yemeye başlar kısmı gerçekleşir mi gerçekten?

    • Ozlem says:

      Başağrısının sebebi karbonhidrat yoksunluğu olacağını sanmam. Ama yeterince yemek yemediyseniz açlıktan ağrımış olabilir :)

      protein alımının eksikliğinde kaslara saldırı olur. karbonhidrat hiç almazsanız dahi yaşamınızı etkilemez.

Bir Cevap Yazın