Framingham Çalışması

3 nesil katılımcı

Tarihte yapılan en büyük bilimsel çalışma sanırım Framingham Çalışması.

1948 yılında yapılan araştırmada Massachusetts’de Framingham kasabasında yaşayan 30 ila 62 yaş aralığında 5209 erkek ve kadın kullanıldı. Çalışma öncesinde ve esnasında 2 yılda bir kontrolden geçirildiler. 1971’e gelindiğinde ikinci nesil devreye girdi, orjinal deneklerin yetişkin çocukları ve eşlerinden oluşan 5124 kişi ile. 2002-2003’de de üçüncü nesile geçildi. Çalışma ile ilgili detaylı bilgi almak isteyenler için web sitesi de var: http://www.framinghamheartstudy.org/index.html

(Kaynak: American Heart Journal, 1987, 114, 413.)

Sağda solda en çok bu tabloyu görürsünüz. Y ekseninde, yılda 1000 kişide görülen koroner kalp hastalığı vakaları ve X ekseninde de kolesterol aralıkları. Düz çizgi erkekler ve kesikli çizgiler ise kadınları gösteriyor.

Burda kolesterol 205’e ulaştığında bir miktar artış ve 294’ü aşınca ise bir sapıtma görülüyor.

Burda bir gariplik gözünüze çarpıyor mu?

İlk başta 30 puanlık artışlarla ilerlerken, tablonun sapıttığı noktada 830 puanlık bir aralık söz konusu. Böyle bir tabloyu hazırlayıp patronunuza ya da hocanıza verirseniz, ciddi azar işitirsiniz veya zayıf alırsınız.

Peki biz bu tabloyu alıp, baştan sonra 100 puanlık aralıklar halinde tekrar oluştursak. İşte ortaya çıkan manzara:

Tablolar arasındaki fark sadece benim için ilginç değil sanırım… Kolesterolün 185 ya da 285 olmasının kalp hastalığına etkisinde kayda değer bir fark yok, özellikle de erkeklerde.

Bir de tabloların, sonuçların yorumlanmasında şöyle bir uygulama var:

Örneğin 240mg kolesterolde kalp hastalığı 2/1000 ve 160mg kolesterolde ise 1/1000 olsun. Yani aradaki göreceli fark, %100, kolesterolünüz 160 yerine 240 ise, kalp hastalığına yakalanma riskiniz 2 kat fazla. Bu şekilde ifade edince nasıl da korkutucu bir hal alıyor değil mi? Oysa ki küçük rakamlar arasında orantı her zaman büyük çıkar ve yanıltıcı olabilir.

Son olarak, Framingham çalışmasının direktörü olan William Castelli’ye bırakmalı sözü:

“Framingham, Massachusetts’de, biri ne kadar çok doymuş yağ, ne kadar çok kolesterol, ne kadar çok kalori yiyorsa, serum kolesterolünün o kadar düşük olduğunu gördük… biri ne kadar çok doymuş yağ, ne kadar çok kolesterol, ne kadar çok kalori yiyorsa o kadar zayıf ve fiziksel olarak aktif olduğunu gördük”

Archives of Internal Medicine, Jul 1992, 152:(7):1371-1372

Araştırmanın 30. yılında KOLESTEROL NE KADAR DÜŞÜKSE = ÖLÜM RİSKİNİN ARTTIĞI görülmüş.

Kolesteroldeki her %1mg/dl’lik düşüş için koroner ve toplam ölümde %11’lik artış görülmüş.

JAMA 1987;257:2176-2180

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
This entry was posted in Kalp Sağlığı and tagged , , , . Bookmark the permalink.

13 Responses to Framingham Çalışması

  1. seda says:

    peki ya iyi kolestrol/ kötü kolestrol ayrımı?

    örneğin bir by-pass ameliyatından sonra kolestorl cok icddi artar kalp hastasından, nedne vücut o damarları, ameliyat edilmiş yerleri onarmak için kolestrol üretir, ki iyileşsin.

  2. europa says:

    işte bunlar çok enteresan yazılar.Peki biz neye inanacağız???Yıllarca dayatıldı insanlara “aman yumurta yemeyin kolestrolünüz artar, kalp hastası olursunuz, aman tereyağ yemeyin damarlarınız yağ bağlar”
    Tüm bunlar, tüm bu sermayedarların insan sağlığı ile bu kadar çekincesiz oynaması ve bilim insanlarının da buna alet olması beni feci öfkelendiriyor!

    • Ozlem says:

      Yatacak yerleri yok…

      Hep dedigim gibi, dedeleri ve onlarin babalarinin beslenmesini dusunun. Benim annemin ninesi “paleo” beslenmis ve 70 yasinda sadece cok saglikli ve dinc olmakla kalmayip, disinde hic curugu yokmus > hic dis fircasi – macun kullanmamasina ragmen. Ve de doga hata yapmiyor ama insan yapiyor. Dogal beslenmek iyidir.

  3. cakilcakmaktas says:

    Merhaba,

    Öncelikle blogunuzu çok beğendiğimi ve bana çok ilham verdiğinizi söyleyebilirim!

    Paleo konusunda pek Türkçe kaynak yok, ama ben de bir blog sayfası açtım, deneyimlerimi paylaşmaya başladım. Favorilerinize ya da kardeş sitelerinize beni de eklerseniz sevinirim. Böylece iletişim halinde olabiliriz.

  4. etana says:

    ya özlemm ben 53 kiloyum boyum da 163.. kilo verebilmek için kaloriyi kısıtlamak gerekmiyor mu? kilo verebilmek için ben kaç kalori almalıyım günde? çok hareketli sayılmam bu arada. tembel teneke de değilim tabi ama çok hareketli de değilim. normal diyelim yani. 48 kilo olmak istiyorum. göbeğimden kurtulmak istiyorum. yardım et bana :( çok çikolata yiyince cırcır olduğumu farkettiğimden beri ikinci çikolata yüklemesi yaptım kendime. bayramın ilk günü ve bugün öle yaptım. bağırsaklarım müthiş çalışıyor. çokk yedim tabi.

    • etana says:

      bu arada içinde un olan hiçbir şeyi yemiyorum. ekmek kek pasta börek simit vs vs.. markete hiç gitmem ambalajlı bi şey yemem. tuz da aynı şekilde. sofrada falan kullanmam hiç de aramam. bu iki beyaz (un, tuz) çoktan tamam da şu rafine şeker olayını aşamadım :'( daha doğrusu çikolatadan kurtulamadım bi türlü ya of of! :( özel günümdeim acaba ondan olabilir mi? ben küçük bir şehirde yaşıyorum ve biz ürünlerimizi hep köy pazarından alırız. anlican %96 doğal besleniyorum. %4 çikolata mahvettin beni :)

    • Ozlem says:

      Ama kilon normal ki? Ve circir olarak zayiflamak? Cok akilli bir yontem degil :) Gunluk karbonhidrat tuketimi kac gram? Belki azaltmak gereklidir?

  5. etana says:

    ben bu bağımlılıtan nasıl kurtulcam.. acaba ben de o sitedeki gibi göbeğimin resmini çekip dolabıma yapıştırsam olur mu ki

Bir Cevap Yazın