Kaçamakların Bedeli

Hepimiz sosyal ortamlarda karbonhidrat tehlikesi ile karşı karşıya kalıyoruz. Doğum günleri, iş arkadaşının annesinin yaptığı börek, müşterinin yolladığı Çorum leblebisi derken insan ister istemez ucundan tırtıklarken buluyor kendini. Dayan, diren de bir yere kadar…

Peki ucundan azcık tadına bakınca neler oluyor?

Önce iyi haber: Paleo polisleri gelip mağaranızı basmıyor. Ölümcül bir durum yok, yaşamaya devam edeceksiniz.

Yedikten birkaç dakika sonra, pankreas harıl harıl çalışıp insülin salgılamaya başlar ki o bir dilim pasta ile alınan en az 100g karbonhidrat (ki çoğu gün boyu bu kadar karbonhidrat zaten almıyoruz) ve de glukoz ile başa çıkabilsin. Glükoz kaslardayken süper bir enerji kaynağı iken kanda adeta zehirdir. Birden ateş basabilir, hafiften sinirli bir enerji patlaması olabilir. Elbette insülin direnci geliştirdiyseniz bunu farkedemeyebilirsiniz bile. Ama neyse ki burda bizbize paleoyuz :)

İnsülin bombardımanının ardından tahterevalli gibi olaylar gelişir. Eğer glikojen deponuzda yer varsa, şekerin bir kısmı kaslarınıza geçer. Eğer yer yoksa, fazlalık yağ hücrelerine geçer ve yağ olarak depolanır. Ardından, vücut dengeye ulaşmak için epinefrin (adrenalin) ve kortizol (kortizonun vücutta üretileni) salgılar. Kalp atışları hızlanır, rahatsız hissedip terleyebilirsiniz. Ve daha doğum günü pastasını yiyeli sadece 1 saat oldu.

Zaman geçtikçe, halsizlik artar. Şekeriniz düşer. Kanınızdaki tüm glükoz temizlenince, birden halsizlik başlar. Hatta birçokları için kısır döngü burda başlar, şeker yükselsin diye bir parça daha şeker ile durum daha vahim hale getirilir ama şimdi konuyu daha karıştırmanın alemi yok. Hem de bizler zaten 1 kaçamak yaptık diye 2. kaçamağı yapacak insanlar da değiliz.

Eve gidersiniz, uyumaya çalışırsınız, ne de olsa bir halsizlik var üstünüzde. Ama kalbiniz normalden daha hızlı atmaya devam eder. Sadece pastaya değil, doğum günü kutlamalarının nereden çıktığını bulmaya çalışırsınız uyuyamadığınız süre boyunca. Güneş doğup da yataktan kalkma vakti geldiğinde, artık temizlendim diye düşünebilirsiniz ama, size bir kötü haberim var: Malesef ki yüklü şeker tüketimi 24 saatten fazla süre bağışıklık sistemini tehlikeye atabilir. İşte yan masanızda hapşurup duran arkadaşınızdan hastalığı kapmanın tam zamanı. Zaten daha dün öksürdükten sonra elinizi sıkan müşteri vardı. Bağışıklık sisteminiz bunlarla kolaylıkla başa çıkabilecekken bir doğum günü pastası yüzünden belki de 1 hafta hasta yatacaksınız…

İşin kötüsü, sürekli düşük karbonhidrat ile besleniyorsanız, normalden daha fazla bu etkileri yaşayacaksız. Yine de 1-2 gün düzgün beslenerek eskisi kadar sağlıklı olabilirsiniz.

Peki Paleo değilsek, taş devri diyeti uygulamıyorsak ve bu sıradan bir günümüzse? Yukarda anlatılanların tamamı her gün vücudunuzda gerçekleşecek ve sürekli bir savaş durumunda yaşar bedeniniz, taa ki insülin direnci geliştirene kadar. Hele bir de egzersiz de yeterince yapılmıyorsa, artık bedeniniz neye döner bilemiyorum. Turşu? Muhtemelen.

Evet, olanlar bunlar.

Sanırım en iyisi, ayrıcalıklı Paleo topluluğunun bir parçası olduğunun bilincinde olmak. Pastayı reddedince size garip garip bakanlara, 10 hatta 20 yıl sonra ben hala fit ve genç kalırken görüşürüz diyerek gülmek pasta yemekten çok daha lezzetli!

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
This entry was posted in Paleo and tagged , , , , , , , . Bookmark the permalink.

2 Responses to Kaçamakların Bedeli

  1. duygu says:

    merhaba, ben de tam 28 gündür paleo olma çabası içerisindeyim, 5 kilo verdim, sanırım çabalarım boşa gitmiyor. verdiğiniz bilgiler gerçekten çok yararlı ve motive edici, benim için büyük bir yol göstericisisiniz, teşekkür ediyorum.
    Aslında hindistancevizi yağı ile ilgili birşeyler sormak istiyordum fakat başlık yoruma kapalı, ben hindistancevizi yağını daha önce bir makalede saçın içine nüfus edebilen tek yağ olduğunu okuduğum zaman i-herb den almıştım, fakat aldığım yağ muhtemelen düşük kalite olduğu için gıda maddesi olarak kullanılmaz ibaresi ile satılıyordu, şimdi maalessef intenet üzerinden alışveriş yasağından dolayı i- herb den alamıyorum, siz bu yağı nereden temiz ediyorsunuz?

Bir Cevap Yazın