Alkol ve Zayıflama (Yağ Yakımı)

Yaz geliyor. Açıkhava partileri, klüpler, tatiller kapıda. Herkes kendini dışarı atmak isterken bir yandan da alkol tüketimi ister istemez artıyor. O zaman bakalım neyi nasıl tüketebiliriz geç olmadan.

Alkoldeki kalorilerin ne kadar işlevsel olduğu yıllardır tartışılır çünkü gerçek “içiciler” genellikle zayıftırlar, özellikle de kadınlar. Peki bu nasıl oluyor?

Alkolün 1 gramı 7 kalori ile yağların hemen ardından geliyor. Ayrıca sıvı olduğundan tokluk da yaratmıyor?? Her ne kadar 7.1 kalori olsa da gramı, Gıdanın Termik Etkisi (GTE) ile 5.7 kaloridir aslında. (GTE bu durumda %20 olur ki bu durumda proteinin hemen ardında gelir. Proteininki %20-35’dir)

Peki yüksek Termik Etki bu durumu açıklamaya yeterli midir? Kesinlikle hayır çünkü alkolle birlikte yeme güdüsündeki kontrol de kalkar. Ne diyetler sonlandı o son kadeh şarap yüzünden. Yine de uzun vadede sürekli içki içenler daha az yemek yerler.

Kararında alkol tüketimi insülin hassasiyetini artırır, trigiseridi düşürür. Sadece sağlıklı insanlarda da değil, tip 2 diyabetlilerde de. (1, 2)

Alkolün diğer faydaları kardivosküler hastalıklarda azalma, Alzheimer, metabolik sendrom, rematoid artirit, grip, bazı kanser türleri, depresyon başta olmak üzere birçok hastalığa faydalıdır. İş o ki kararında içilebilsin. Ve hatta kararında yenilebilsin de…

Tamam bu bilgileri öğrendik ama hem içip hem de kilo almamayı nasıl başaracağız? İşte rehberiniz burda:

  1. Alkol alacağınız gün yağ tüketmeyin. Hedefiniz kilo başına 0.3g olsun.
  2. Karbonhidrat tüketiminizi de kilo başına 1.5g ile sınırlayın. Tüm karbonhidratınızı sebzelerden ve de protein kaynaklarından almaya dikkat edin. Meyvalardan uzak durun. Alkolünüzün de meyva suyu içeren kokteyl veya bira gibi karbonhidrat deposu içkilerden olmamasına özen gösterin.
  3. En iyi alkol seçenekleri dry şaraplardır. (kadeh başına 0.5-1g karbonhidrat) Konyak, cin, rom, viski, tekila ve vokta da neredeyse hiç karbonhidrat içermez ama çoğu tahıl kökenli oldukları için ilk tercihiniz olmasın. Sek, buzlu veya diyet kola ile tüketebilirsiniz. (Tamam, diyet kola da iyi birşey değil ama zaten çok da hayırlı birşey yapmıyoruz)
  4. Yiyebildiğiniz kadar protein tüketin. Yağ tüketiminizi sınırladığınız için yağsız etlerden tüketeceğinizi hatırlatırım. Yumurtanın sarısından da uzak durun. Sınırsız protein tüketimi ile kesinlikle tok olacağınız için içki sonrası yeme içme ihtiyacı da duymayacaksınız.
  5. Yine de o şişeyi tek başınıza bitirmeyin.

 

Haftada 1 gece ile sınırladığınız sürece yağ yakımınız etkilenmeyecektir bu şekilde.

Alkol tüketiminin bir diğer avantajı da vücudu susuz bırakmasıdır. Ertesi gün bu formülle birlikte tartıda ciddi bir fark görebilirsiniz. Moral olabilir ama çok da ciddiye almayın derim…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
This entry was posted in Paleo, Temel Beslenme and tagged , , , , , , , , , . Bookmark the permalink.

13 Responses to Alkol ve Zayıflama (Yağ Yakımı)

  1. JaRauW says:

    Bira’nın ve rakı’nın etkileri yazılmamış kınıyorum. Özellikle rakı ve yanında tüketilen meze önemlidir.

  2. roterio says:

    Peki haftada bir kez başka kaçamaklar ama baya bi abartarak yapılan karbonhidratlı kaçamaklar da yağ yakımını durdurmaz mı?

    • Ozlem says:

      haftada 1 kez usülünce yapılan alkol kaçamağının yanı sıra mı? yoksa sadece haftada 1 gün yoğun karbonhidrat kaçamağı mı?

      gerçi cevap aslında tek olacak: bünyeden bünyeye değişir.

      kendi adıma, ilk günlerde karbonhidrata hiç toleransım yoktu, neredeyse hiç kaçamak yapamıyordum, yaptığımda da bedelini ödüyordum. şimdi ise sorun yaşamıyorum, uzun aylardır düzgün beslenmenin sonucunda insülin direncim de daha iyi durumda sanırım artık.

      sizler de kaçamaklara bedeninizin nasıl tepki verdiğini gözleyerek dozunu ayarlayabilirsiniz.

      • roterio says:

        Ben sadece karbonhidrat kaçamağını kastediyorum ama kaçamak dediysem de pek kaçamak denemez buna. Aynı gün pide, lahmacun ve börek yemek gibi düşünün :)

        Bu arada çok merak ettim. Ne zamandır böyle besleniyosunuz ve kilonuzda, eğer böyle bi kayıt varsa kan değerlerinizde ne gibi değişimler oldu?

        • Ozlem says:

          Sizin bahsettiğiniz kaçamaklara dediğim gibi ilk başlarda toleransım hiç yoktu. Yağ vermenin durması bir yana kilo bile alıyordum.

          Ama geçenlerde bir Cumartesi akşamı yemek yerine börek yedim ve hiçbir etkisi olmadı.

          Hemen hemen 1 yıldır böyle besleniyorum ama Mayıs-Kasım 2010 aralığı kaçamakların çok olduğu bir nevi geçiş dönemiydi. Kasım 2010’dan itibaren ise gerçek anlamda paleo besleniyorum ve çoğu hafta %95-100 paleo’yum diyebilirim.

          Kan tahlilleri konusunda düzenli kayıt yok malesef.

  3. Kenan Alpogan says:

    Merhaba…Benim kuzenim endokrinoloji ve metabolizma uzmanı..Tanınmış doktorlardan biri..Yani bu konuları araştıran vede bilen biriyimdir.Alkol maalesef oldukça zararlı bir madde..Belli başlı faydaları var..Ancak 5 tane faydası varsa 50 tane de zararı var..Glisemik indeksi yok..Karbonhidrat içeriği oldukça düşük..Hipoglisemik etkisi de var..Düşük dozda alındığında anti-depresan etkisi de var..Zaten SS antidepresan sınıfında FDA listesinde.Bunlar faydalı özellikleri.Ancak en nihayetinde alkol toksik bir maddedir..Çakırkeyiflik ve sarhoş olma ise alkol zehirlenmesinin bir sonucu olarak ortaya çıkar.20 çeşit kanserde alkolün potent bir risk faktörü olduğu kanıtlanmıştır..Günde 2 birimin üzerinde tüketilen alkolün(çoğu kişi bu kadar tüketmez ve kendini frenleyemez..Kendimizi kandırmayalım..) kardiyovasküler hastalıklara,kanserlere,karaciğer sorunlarına ve intiharlara yol açtığı kanıtlanmıştır..Alkolün,pankreas kanserininin de ana sebeplerden biri olduğunu unutmayalım..Birçok alkol türünün içine şeker ilave edildiğini ve alkolün karaciğerde ”toksik bir yağa” dönüştüğünü ardından da lipaz etkisi ile ”glukoza” dönüşerek çok sonradan ”kan şekerini yükselttiğini ve bu yüzden diyabetliler için sakıncalı olduğunu” unutmayalım…Ayrıntılı bilgi isteyenlere bilimsel izahta bulunabilir ve bilimsel araştırma referansları sunabilirim..Şimdi konuya girer girmez bu tür şeylere değinmek ve can sıkıcı olmak istemem..Sorun cevaplayım.. (( Alkolün 2 birimi zararsız kabul edilir..Ancak 2 birim alkol 1 duble votka,rakı yada cine denk gelir..))

  4. seda says:

    ben bu yazıyı nasıl olduysa kaçırmışım. harika bir rehber bu! özellike dışarı çıkılacağı belirli olan gecelerde, doğum günü kutlamalarında vs. cok faydalı olacak benim için.

  5. merve says:

    bence sızın bu sıtenızde karbonhıdratlar gıbıbagımlılık yapıo(brz geyık oldu ama) hergun acıp okudugum yazılrı tekrar tekrar okuyorum..bsk onerebılcegnız bloglar sıtelerde warmııı

  6. alcoholic says:

    Bazen hayatın yüklerini taşıyamıyorum ve birazcık uyuşmak, beynimi durdurmak güzel oluyor bu bitmek bilmez çile ömründe. Ama ayyaş, alkolden yıpranmış, alkolik biri de olmak istemiyorum. Alkolü seviyorum ve bana kattığı düşünce serbestliğini, hafifletici etkisini. Yağ kullanmıyorum, protein ve sebze ile ağırlıklı besleniyorum zayıf kaldığımı gördüm, ama su içmeyi unutuyorum bu kez. Su içmek kaydıyla bence de alkol haftada bir veya iki kez alınmalı. Çünkü antidepresanların aşırı kilo aldırıcı etkileri var, karaciğeri alkolden çok bozuyorlar bilginize. Ben özelllikle PAXIL isimli antidepresanı kullandığımda 15 kilo aldım ve çok zor verdim bu kiloyu bilginize. Açıkçası damıtılmış alkolleri antidepresanlara tercih ederim, tabii uygun ve ömür boyu uygulayacağınız bir diyetle birlikte. Bira çok severdim ama kilo aldırıcı etkisi nedeniyle 30 yaştan sonra içilmesi uygun değil bence. Viski, votka, rom gibi damıtık içkilere yöneldim. Arkadaşlar hayat zor veya kolay bile olsa çekilmez bir ağırlık veriyor, o yüzden alkolik olmadan arada içmek lazım. Uzun yaşamak değil de bence artık istediğim gibi yaşamak önemli, belli sınırlar içinde tüketip sağlıklı kalmak da tabiii.Hayat gerçekten çekilmez bir yük ve varlığımızın anlamsızlığını bir yolla gidermezsek mutsuz ölürüz bir hiç oluruz bence… Az ve damıtık içkilerden içelim derim :)))

Bir Cevap Yazın