Taş Devri Diyetinde Örnek 1 Günlük Menü

Her ne kadar Paleo 102‘de açıklamış da olsam, sizlerden gelen sorular üzerine size sıradan bir günde neler yediğimi yazayım ki sizlerin de kafalarında paleo – taş devri diyetine dair daha net bir fotoğraf oluşsun.

Kahvaltı

Ben uyanır uyanmaz kahvaltı yapabilenlerden değilim. Bunun ana sebebi de akşam yemeğini biraz daha geç yiyor olmam ve de akşam yemeğinde gayet kuvvetli besleniyor olmam. O yüzden her sabah kahvaltı yapmıyorum. Kahvaltının günün en önemli öğünü olmasına ilerleyen yazılarda değileneceğim zaten. Yine de ortalama bir kahvaltım şunlardan oluşuyor:

2 yumurtalı omlet. İçine genellikle maydanoz, dereotu, ıspanak vs koyarak tatlandırıyorum. Zaman zaman peynir de ekliyorum. Tereyağ ile pişiriyorum. Bazen krema da koyuyorum, tat daha yoğun oluyor o zaman.

Yanında da 1 fincan sade filtre kahve. Evet, ben çay değil kahve insanıyım.

Ofis günlerinde kahvaltı yapmamışsam, genelde 10 gibi 1-2 parça peynir, 3-4 badem atıştırıyorum. Peyniri alırken karbonhidrat oranı en düşük (dolayısıyla yağ oranı en fazla) olanını seçmeye dikkat ediyorum. Bazen de 1/2-1 bardak protein içiyorum.

Öğle yemeği

En sık yediğim şey ton balığı salatası veya ton balığı ve buharda pişmiş sebze. Elbette ki salatamı ya da sebzelerimi zeytinyağ ve limonla tatlandırıyorum. Ton balığının ayçiçek yağı içinde olmamasına dikkat ediyorum. Vücuduma Omega 6 depolamak istemem. Beni 160g’lık balık doyurmadığı için genelde yanına lor peyniri, yoğurt, yumurta ekleyerek protein miktarını artırıyorum.

Öğleden sonra da günün 2. ve son filtre kahvesini içiyorum.

Akşamüstü

Sadece acıkmışsam birşeyler atıştırıyorum.  1-2 parça peynir, 1-2 dilim isli et, 5-6 badem, 2 kaşık yoğurt ile karıştırılmış protein tozu örnek olabilir.

Akşam Yemeği

Günümün en keyifli öğünü. Akşam yemek masasında sohbet etmeyi kesinlikle seviyorum.  Tabağımın merkezinde bir protein kaynağı oluyor. Yanında da salata ve/veya zeytinyağlı bir yemek ve/veya yoğurt.

Ekli fotoğrafta fırında pişmiş 1 tam kalçalı tavuk but ve tatlı patates, bir miktar taze bakla yemeği ve yoğurt görülüyor. Tatlı patates malesef Türkiye’de çok az bulunuyor, tadı havuç ile balkabağı arasında ki balkabağını da benzer şekilde baharatlayarak fırında pişirmişliğim de vardır. Taze patatesin nispeten yüksek karbonhidrat değeri yüzünden diğer sebze az miktarda. (yine de normal patatesten çok daha az) Normalde çok daha fazla sebze tüketiyorum.

Gece atıştırması

Bu da ancak canım birşeyler atıştırmak isterse yediğim birşey. Yoksa kural değil. Genelde 5-6 badem, 30g kadar kabak çekirdeği, 1 portakal, bir küçük tutam kuru yabanmersini ya da kuru üzüm, bir parça peynir örnek olabilir.  Akşamları 1 fincan yeşil çay veya ıhlamur gibi bitkisel bir çay içmeye de gayret gösteriyorum.

Bazen de sizlere tariflerini verdiğim tatlılardan yiyorum afiyetle.

Yukarıdaki gibi bir günde ancak 1015 kalori almışım, ki biraz az aslında. Farkında olursam yoğurt+protein karışımı ile takviye etmeye çalışıyorum. Gerçi kalori kavramına da karşı çıktığımı hatırlarsınız. Yine de asla 1000 kalorinin altında kalmamaya çalışıyorum.

Totalde aldığım

Yağ 57g ve %51

Karbonhidrat 38g ve %15

Protein 86g ve %34

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
This entry was posted in Paleo, Temel Beslenme and tagged , , , , , , , . Bookmark the permalink.

96 Responses to Taş Devri Diyetinde Örnek 1 Günlük Menü

  1. sade cadı says:

    bu süper olmuş :) yalnız bi de şunu da açığa kavuştursak : hani aktivite düzeyine göre kilo başı 1.54-2.20 protein almak konusunda yardımcı olsun diye. neyde ne kadar protein var? en basit şeylerden bir iki örnek olursa süper olur.

    bana süt yoğurt da yaramadığı için onları da mümkün olduğunca azalttım ama 1000’in altında kalıyorum çok net. badem fındıkla desteklemeyi düşünüyorum.

  2. Ozlem says:

    isterseniz belli başlı gıdalardaki protein ve karbonhidrat oranları gösteren ayrı bir yazı hazırlayım. bu yazı zaten çok uzun, buna eklersem iyice romana dönüşmesin.

  3. europa says:

    ben dondurma tarifi istiyoruuuuuuuuuuuuummmmm:))

  4. europa says:

    Bi de bi de patates serbest miydi? Ben patates yemiyorum, yasak diye?

  5. europa says:

    acıktım galba:D canım şu omletten istedi:D

  6. argentina says:

    ben 3 haftadır uyguluyorum,hiç aç kalmadım,zaten aç kalamam da,sofradan doymadan kalkmıyorum,ve baya etkili oldu bu ilk 3 haftalık periyotta.
    bu yazdıklarınız da 50kg civarı bi bayan için baya doyurucu öğünler.
    100kg lık bi bay için bu yazılan öğünleri 2yle çarpmak hatamıdır sizce?

  7. argentina says:

    teşekkürler tavsiyeleriniz için.
    bi de sormak istediğim bi şey var.
    sadece hayvani gıdalarla mı besleniyorsunuz.
    yani et,süt,yumurta,peynir+meyveler,kuruyemişler tamam da,hiç baklagil-tahıl grubundan bişey yenmiyormu.
    makarna,pilav yemiyoruz tamam fakat yani fasulye-mercimek-bulgur bunlardan tamamen uzakmı durucaz.
    örneğin çiğ köfte,ya da bulgur pilavı ya da mercimek çorbası?

    • Ozlem says:

      meyve ve sebze yediğiniz için sadece hayvani gıdalarla beslenmiyoruz.

      bakliyat ise normalde yoktur taş devri diyetinde. buğday tarım sonrası bir ürün. bakliyatlar da tohumdur, mesela kuru fasulye dediğini şey aslında fasulyenin tohumudur. tarım sonrası bir ürün yine.

      siz kaçamaklarınızı bunlarda kullanın en iyisi.

      ben kendi adıma pazar sabahları kahvaltıda bazen yarın dilim ekmek yiyorum. mercimek çorbasını ise keçi gribi olduğumda içtim. mümkün olduğunca uzak duruyorum. tükettiğimde de miktarının az olmasına özen gösteriyorum.

  8. Ayşe says:

    Yazılar kadar fotoğraflarda çok güzel:)

  9. yensu yener says:

    yıllardır aynı kiloda kalmaya alışmış biri olarak yaklaşık 3 aydır farkında olmadan taşdevri diyetine geçiş yaptığımı farkettim peynir,badem,fındık isli et, kuru meyve (özellikle dut) ve doyasıya balık yerken garip bir şekilde zayıflıyordum…Tabi ki zaman zaman dadandığım gıdalar oluyordu ve her gün tartılan biri olarak şunu söyleyebilirim bulgur inanılmaz derecede vücudu şişiriyor.

  10. yensu says:

    kahveyi limitsiz ve bol kremayla içiyorum sakıncası çok mu?

    • Ozlem says:

      krema teknik olarak taş devrinde olmayan bir gıda ama ben de süt ürünleri çok seviyorum ve tüketiyorum ve de bünyem en ufak bir tepki vermiyor. anlaşılan seninki de vermiyor.

      kahve de benzer şekilde arada bir konu, ne kadar taş devri gıdası olduğu tartışılır. ama suda çözülen kahveler yerine filtre kahve gibi daha az işlemden geçmiş versiyonlarını tercih etmek daha akıllıca olacaktır.

  11. Pingback: Diyet Mitleri 3: Uzun süre yememek bedeni “kıtlık modu”na sokar | Paleo Cafe – Taş Devri Diyeti ile Hizmetinizde!

  12. ezgi says:

    öncelikle çok güzel bir site, bizi bilgilendirdiğiniz için teşekkürler. bir sorum olacaktı, ben öğrenciyim ve malesef öğlen aralarında okul dışına çıkamıyorum. bu nedenle yemeğimi sabahtan evden getirmem gerekiyor. ama taş devri diyetinin şartlarını sağlayan yemekler genelde taşınabilir değiller. bir ara okulda sadece badem yemeyi denedim ama o da yeterli olmadı. bu konuda önerebileceğiniz bir yemek var mı?

  13. Selcen says:

    Merhaba,
    Cok sevecen oldugun verdigin cevaplardan bile belli.
    Bilgilerini bizlerle paylastigin icin cok tesekkur ederim kendi adima.
    Ben bu sekilde beslenmeye basladim; daha once bende insulin direnci oldugunu hic farketmemistim; taki kilo alip o kilolari vermekte cok ama cok zorlandigimi farkedinceye kadar.
    Hatta insulin direnci diye birseyn varligindan bile haberdar olmadigim halde esime vucudum sanki yaglarimi tutuyor; kilo vermeye direniyor sanki; napicam ben diyordum; o siralar hem az yiyordum hem de spor yapiyordum; fakat az yememi et fazla sevmedigim icin tam tersi karbonhidratli gidalar uzerine kurmustum. Ben sunu sorcam; etten almam gerekn proteini oglenleri haslanmis yumurtadan alsam; aksamlari da sut ve peynir; ve tabii sabah da sut;;;bu kilo vermemi yavaslatirmi?

    • Selcen says:

      Birsey daha eklemek istiyorum; bu ornek listedeki aksam menusunu; oglene almak daha iyi degilmi? aksam ogununu az tutmamiz gerektigine dair bircok soylem var; bunlar ne kadar dogru sence?

      • Ozlem says:

        Önemli olan ne yendiği, ne zaman değil. Vücut “hmm, geç oldu, ben artık bundan sonra yenenleri yağ yapayim” diyen bir mekanizmaya sahip değil. (uykudan 2 saat sonra hersey uyur ama)
        Ben geç yatan biriyim. O yüzden geç yenen büyük yemekler benim için sorun olmuyor. Yine de bu sebeple sabah erken kahvaltı yapamıyorum ama. Sizin hayatınız için erken yemek daha uygunsa, öyle yapın. Amaç sadece kilo vermek değil, ömür boyu sürdürülebilir beslenme ile her dem sağlikli yaşamak. Diyet mitleri yazı dizime de göz atmanızı tavsiye ederim: http://paleocafe.org/?s=diyet+mitleri

    • Ozlem says:

      Süt ürünlerinin genel olarak ancak %30u protein ve %40ı karbonhidrat. Et, tavuk ve balık tüketmeden yeterli proteini almak malesef cok zor. Zaten aynı esnada proteinden çok karbonhidrat alacağınız için kilo dahi alabilirsiniz. Süt ürünleri ile ilgili yazıya göz atmanızı tavsiye ederim: http://paleocafe.org/2011/05/31/671/

      Arada benzer sureçlerden geçmisiz. Ben de pek et sevmezdim. Şimdi güzel pişmiş bir bonfile dünyanın kesinlikle en lezzetli yiyeceği.

      • Selcen says:

        bu arada insulin direncim oldugundan da henuz emin degilim fakat uzun suredir diyet yapiyorum ve eti kestigimde spor yapsam bile kilo vermem duruyor; sonra karbonhidrat cok yedigimde yorgun hissediyorum kendimi; surekli ac hissediyorum; sadece et yedigimde tokluk hissedebiliyorum. Sizin verdiginiz beslenme bicimini yapmadan once; hergun spor yapmama ragmen kilo veremiyordum ve moralmen cokmustum; kilo verenlere hayret ediyordum; nasil verebiliyorlar diye; neyse ; su anda yurtdisindayim; turkiyeye gittigimde en kisa zamanda test yaptirip durumumu ogrenecegim. ben birsey daha sormak istiyorum; spor yaptigimizda vucudumuzda ne gibi degisiklikler oluyor; insulin seviyesi ne oluyor? vucut enerji ihtiyacini nerden karsiliyor ilk etapta; ornegin tas devri diyetini yapiyorsak glukoz icin vucut ilk once yaglara mi basvuruyor? ” protein yıkımı söz konusudur ki bu da karaciğerde glikojen deposu bittiğinde gerçekleşir. Kandaki glükozu korumak için amino asitlerin glükoza çevrimi gerçekleşmek zorunda kalır. Bu durumda gelindiğinde protein de yenmemişse, vücut mecburen kaslara başvurmak zorunda kalır. ” yazmissiniz orucla ilgili yazinizda. o halde spor yaparken karacigerimizde glikojen depomuz kalmamissa vucutta aminoasit de yoksa vucut kaslara basvurur. karacigerde glikojen kalmamissa karaciger vucuttaki yaglarin yanmasi icin beyne emir gondermezmi? yani yaglarimiz hangi asamada yanar bilimsel acidan?

        • Ozlem says:

          ben de insülin direncine dair herhangi bir test yaptırmadım ama gayet net var işte… tamamen sizdeki belirtiler. ve de yemeklerden sonra ağırlık basması, halsizlik vs vs…

          sporun insülin seviyesini düşürücü etkisi vardır: http://paleocafe.org/2011/04/10/insulin-direnci-kisir-dongusunu-kirmak/ Yani bir şekilde insülininizi yükseltecek gıdalarla beslendiyseniz, hemen ardından spor yaparak insülininizi normal seviyeye indirebilirsiniz.

          Birincil enerji kaynağı ATP. Daha sonra ise karbonhidratlar kullanılır. O yüzden sporcular daha fazla karbonhidrat tüketebilirler. Karaciğer ise yağların yanması için beyne emir gönderse de farketmez, zira glikojene dönüşümü yok diyebiliriz, daha farklı bir mekanizması var. özet olarak gliserol glukoza dönüşebilse de vücudun birincil tercihi değildir.

          Yağlar yağ asitlerine dönüşmediği sürece hücre bazında işleme tabi tutulamazlar. Yağ asitlerinin oksidasyonu yoğun enerji tüketimine sebep olur, bununla birlikte yağ asitlerindeki karbonlar glukoz sentenizde kullanılamaz. 2 karbon kullanımı gerekir ama bir şekilde bunlar da CO2 olurak kaybolur. Biraz komplike bir konu bu, ben çok özet geçiyorum ama, yağ asitleri bu yüzden bu dönüşümde kullanılamaz.

          Ya da diğer bir deyişle, vücudun işlemesi için gereken amino asitler yoksa, bunları yağ asitlerinden sağlayamazsınız. Konu sadece enerji tüketimi (zayıflama) değil, vücudun işleyebilmesi. O yüzden protein çok çok çok önemli.

  14. Selcen says:

    tesekkur ederim cvplariniz icin. aslinda sorum tam olarak su; spor yaptigimizda vucudumuzda ne gibi degisiklikler oluyor? vucudumuzdaki yaglar hangi asamada yanmaya basliyor ?

    • Ozlem says:

      bunu alel acele değil de daha uzun hazırlanıp ayrıca yazı olarak hazırlamayı tercih ederim :)

      • Ozlem says:

        Dün akşam bir şekilde kilitledi beni sorunuz. Ben nasıl bunu düşünmem dedim? Sonra da düşündüğüm ve cevabın burada olmadığını farkettiğim aklıma geldi.

        Asıl olay geleneksel tıppın ve medyanın bize dayattığının anlış olmasından kaynaklanıyor. Geleneksel der ki: “Kişi boğazını tutarsa ve spor yaparsa kilo verir.” Oysa ki ben, ve anlattığınız kadarı ile siz deyoğun spor apan kişilerdik ama vücudumuz yağ tutuyordu bir şekilde. Ben aç dolaştığımda anca kilomu koruyabiliyor, normal yediğimde ise kilo alıyordum. Onca spora rağmen. Sonra okudukça bunun normal olduğunu farkettim, zira sporun formu korumaa etkisi %20-25 civarı. Bu yazıda yaptığım hesap kitapla da spor ile yağ yakmanın çoook uzun süren bir süreç olduğunu da anlatmıştım: http://paleocafe.org/2011/04/01/sporun-zayiflamadaki-yeri/

        Öte yandan, birçok araştırma yine gösterdi ki, yine gelenekselin zayıflamak isteyenlere dayattığı kardiyo (hayatım boyunca nefret etmişimdir) de yağ yakmada haftanın egzersizi-1 (http://paleocafe.org/2011/06/17/haftanin-egzersizi-1/) ve ciğerlerimizi çalıştıralım (http://paleocafe.org/2011/06/08/cigerlerimizi-calistiralim/) gibi egzersizler çok daha etkili oluyor. 12 dakika olunca ben bile kardiyoyu sevebiliyorum.

        Bunun dışında ileride daha uzun yacazağım, bir başka deneyde, insülin mekanizması ile oynanan farelere kalori kısıtlamasına gidildiğinde hayvanların metabolizmaları uyum sağlayacak şekilde çok yavaşlıyor, sürekli uyukluyorlar ve kısıtlı besin ile yine de kilo alabiliyorlar. Benim de kendimde gözlemim benzer yöndeydi, insülini zıplatmadığım sürece artık gayet enerjikim oysa ki sporu hayatım boyunca çok sevmeme rağmen kendimi zorlayarak yapardım. Şimdi yolda yürürker bile zıpzıpım :) Bu konunun uzantısı, çoğu kişi için spor sonrası harcanan enerjiden çok daha fazla açlık görülüyor ve ürkütülen kurbağaya değmeyebiliyor.

        Son olarak, sadece ağırlık çalışmaları kas yapar. Bence bu özellikle kadınlar için çok daha önemli, zira birçok kadın hayatlarının büyük kısmında formunu koruma gayesiyle yanlış/yetersiz besleniyor ve kaslarını eritiyorlar ki yaşlılıkta menapozun da katkısıyla erkeklere oranla çok daha fazla sıkıntı çekiyorlar. Oysa ki ağırlık çalışarak kas kütlesi arttırıldığında, bazal metabolizma da yükselecek ve kişi otururken bile daha fazla yağ yakar hale gelecek.

        Biliyorum, direk sorduğunuza cevap vermedim. Ama bu konu biraz kolesterol konusuna benziyor. Kolesterol ölçümlerinin anlamsız olduğunu biliyorsak, neden kolesterolümüzü ölçtürelim ya da kolesterol için ilaç satma amacıyla düşürülen değerlerini norm alalım? Spor da benzer şekilde. İnsülin direnci beraberinde halsizlik getirirken, doğru beslenme zaten canlılık ve hareketliliği beraberinde getiriyor.

  15. Selcen says:

    Evet sordugum tam olarak bu degildi ama yazdiklariniz da yine oldukca aydinlatici oldu. Sizin sitenizi okuduktan sonra beslenme tarzimi tamamen degistirdim. Eskiden tatli gordugumde gozum donerdi, yemeden kesinlikle duramazdim; o sirada yemezsem mutlaka ogun aklimdan cikmaz bi yerden bulur yerdim; bosbogaz oldugumu dusunuyordum artik = ) fakat simdi hem daha az yiyorum hem daha enerjik hissediyorum; hem bagisiklik sistemim guclendi ; hem de artik tatlilara kafami bile cevirmiyorum. Tespitleriniz cok yerinde. Maalesef bizim bu ezberci egitim mantigimiz heryerde kendini gosteriyor. Hayatta bir egitim; fakat biz bu hayatta egitilirken; televizyondaki uzmanlardan izlediklerimiz; bi yerlerde okuduklarimiz bize hicbir zaman neden nasil sorularina cevap getircek bilgiler olmuyor. Hatta bu sorulari sormayi unuttuk artik. Doktorlar cikiyorlar birseyler anlatiyorlar; fakat hep sunu yiyin bunu yemeyin; neden sonuc yok; vucuda neler oluyor; ne gibi degisiklikler oluyor; vucudumuz bi besini gordugunde ona karsi nasil davranis gelistiriyor bunu mutlaka bilmeliyiz. Ya da diyet yaptigimizda nasil davraniyor vucudumuz. cunku doga her zaman bizim bekledigimiz davranislarda bulunmaz; farkli davranis gosterebilir. Sizin sitenizi mantik yuruterek ; herseyi sorgulayarak bi sonuca ulasmis oldugunuz icin cok begendim. Mesleginiz nedir? Tum icimi doktum bu arada ben = ) Umarim basinizi agritmadim = ) Simdi ben vucudumla ilgili tum icimi kurcalayan, mantigima uymayan yerleri cozdum gibi hissediyorum biraz; fakat yaglarin nasil yandigini bilimsel olarak; yaglar yanarken vucutta kim ne yapiyor, insuline ne oluyor; karaciger nasil davraniyor; bunlari cozmeye calisiyorum. Cunku bazen yari ac karina spor yapiyorum, o sirada vucut enerji karsilamak icin yagi kullaniyor mutlaka; o sirada vucuduma neler oluyor; bunu cozmeye calisiyorum; fakat bircok yazi okudum fakat hepsi birbirinden kopuk; bunlari birlestiriyorum ; fakat mantik hatalari cikiyor bazen. sizi de boyle gorunce; size sorayim siz cozersiniz dedim = ) Benim sorularim artik muhabbete donustu; guzel muhabbetiniz icin de cok tesekkur ederim = )

    • Ozlem says:

      Ben bu şekilde keyif alıyorum kesinlikle, çünkü geri bildirim olunca boşluğa yazıyormuşsun hissi de kayboluyor. Her şekilde yorum almak yazmak için kamçılayıcı oluyor.

      Ben aslında dış ticaretçiyim ama bir miktar obsesifim, bir konuyu merak edince dibine kadar araştırıyorum. Ve evet, ben de neden, niçini bilmezsem rahat edemiyorum.

      Yağ yendiğinde insülin salgılanmıyor, bunu söyleyim ama daha fazlasını söylemeyeyim.

      İnsülin salgılanınca salgılanmayan diğer hormonların durumu ve de yağların sindirimi ve de özellikle ketosis konusunda ayrıca yazı yazayım, muhtemelen önümüzdeki hafta, zira yorum için çok kapsamlı konular. Hem de arada kaynasın istemem :)

  16. Selcen says:

    Ton baligini konserve mi aliyorsunuz? Konserveler yagin icinde yuzuyor ve icinde uzun sure dayanmasi icin kimyasal var???

  17. Selcen says:

    Ben calisiyorum da; genelde istedigim tarzda yemek bulmam cok zor oluyor; Yurtdisinda Katarda calisiyorum, burda cok daha zor; evde de yapacak zaman bulamiyorum. Kendime pratik alternatifler uretmeye calisiyorum. Konserve ton baliklarina guvensem oglen isyerine goturup domates salatalik vb. ile birlikte salata yapip yerim diye dusunuyorum.

  18. Selcen says:

    Belirtmeliyim ki, yakıt için kullanılacak karbonhidratın yokluğunda, vücut öncelikle proteinleri (kaslarda) ve yağı kullanır. Kasın yok olmasında ilk safha hızlıdır, çünkü erişimi kolay olan kaslardaki proteinin metabolizmaya katılmak, ya da yakıt olarak kullanılmak için glikozun dönüştürülmesinde kullanılır. Fazla protein almak bunu önlemez, çünkü kalori olarak eksik vardır.

    http://www.ezayiflama.com/populer-diyetler/dusuk-karbonhidrat-yuksek-protein-diyeti-ile-zayiflamanin-zararlari.html soyle bi yazi var! katarda maalesef yerli mali yok; hersey amerikan gudumunde; o yuzden marketlerdeki etler de avrupadan, amerikadan geliyor, onlarda da ben turkiyedeki lezzeti bulamiyorum, hepsi zaten seri uretim, FOOD INC. belgeselini izlemediyseniz tavsiye ederim.

    • Ozlem says:

      İlk paragrafa zerre katılmıyorum, zira beni bu dakikadan sonra kimse kalori eksiğine inandıramaz. Eskisine göre çok daha fazla kalori tüketmeme rağmen, hatta sürekli, daha yemek yemem lazım diye dolaşmama rağmen kilo veriyorum. Kalori mekanizması direkt yanlış.

      Şehir dışında olduğum için anca yolladığınız linke bakabildim. Yine baştan sonra katılmadığım bir yazı. Ketojenik diyetlerle ilgili bir yazı hazırlamak farz oldu. Ama yazıdaki gibi olsaydı, insan nesli çoktan dünyadan silinmiş olurdu. Taş devrinde avlarını yakaladıklarında, aman şunun yanına az da ot toplayım diye bir kaygıları olduğuna kimse beni inandıramaz. Ayrıca da ben karşı olmamakla birlikte, ketojenik bir diyeti savunmuyorum da yapmıyorum da. Her düşük karbonhidratlı diyet ketojenik değildir.

      Hatta ben de link ile karışılık vereyim: http://paleohacks.com/questions/7058/share-your-paleo-before-and-after#axzz1QkiPUz8d
      Fotoğraflarda farklı farklı yerlerden gelen birçok insanın öncesi-sonrası halleri görülüyor. Hepsi de kesin olarak yağ verip, kas yapmışlar.

      FOOD INC seyrettim malesef ki izlerken ağladığım tek belgeseldir herhalde. Yine de, yoklukta yenebilir diye düşünüyorum. Ama günde en az 3g Omega-3 takviyesi alarak.

      • denizanası says:

        yaa bu kalori muhabbetini yoksaymak benim de çok işime gelmişti, özellikle ketojenik diyetimin ilk haftalarında istediğim kadar yiyip kilo vermek harikaydı ama sonra çok sinir bir platoya denk geldim ve karbonhidratı neredeyese sıfıra indirmeme rağmen (günde 10 gr filan) hiç kilo veremedim. birkaçyüz gram vermiş gibi olup ertesi gün bir kilo almış gibi görünüyorum. moral bozukluğu ve sinir içinde sağı solu araştırmaya başladım. leangains’in low carb’larla dalga geçtiği yazılar çok sinirimi bozdu, onu önce şöyle bir kenara bıraktım. ama eades’in blogunda da şuna denk geldim:

        http://www.proteinpower.com/drmike/weight-loss/low-carb-and-calories-2/

        kısaca kalorileri saymadan olmuyor demeye getiriyor. ben de şimdi kalori alımına da sınır getirdim. işin aslı eskisinden az yemiyorum galiba ama eskiden kalori değerlerinden haberim bile yokken şimdi fitday’a giriyorum yediklerimi ve %20-25 civarında kalori eksikliği yaratıyorum. şu an haftalardır ilk kez tartıda bir yarım kilo kadar azalma görülüyor ama tahtaya vurmalıyım. ayrıca bugün bayram, annemle sıkı bir dalaşa hazır olmalıyım yememem konusunda.

        iyi bayramlar…

        • Ozlem says:

          Cogu insan icin kalori saymak gerekmiyor ama arada bazilari istedigimi yiyebilirim deyince çigirindan çikabiliyor, ihtiyacin çok fazlasi tuketilebiliyor.

          Ben de basta leangains ile basladim. Ama diyetime yag ekleyince hem kilo vermem hizlandi, hem de yemekler tat kazandi :)

          Hergun tartiliyorsaniz, ortalamayi alin ve ortalamayi karsilastirin. Daha saglikli olur. Kadinlarda gundelik hormonal degisiklikler cok yaniltici ve moral bozucu olabiliyor.

          Iyi bayramlar!

  19. etana says:

    bu fotolar süpermiş özlemm ya ağzım açık kaldı. ama selcenin yolladığı linkteki yazıdan da etkilemio deil yani insan. ben de ketojenik dieti biraz uç buluyorum. bence o hayat boyu uygulanamaz. süt ürünleri yoğurt peynir herşey yasak. meyve de tamamen yasak. yok multivitamin alın yok şu kapsül bu kapsül. hatta yağ için lıkır lıkır falan dior. bi de kotjenik diet yapanların nefesleri çok pis kokuyomuş ayy :D aşırı proteinden dolayı. paleo en iyisi. hayat boyu paleo olabilirsin ama keto olamazsın bence.

  20. orhan says:

    yazinin en sonundaki oran ve miktarlarda bir hata var sanki. yag ve proteinin oran ya da yuzdesi yer degistirse duzelecek gibi. saniyorum yag miktari 86g olmali..

  21. carmen says:

    Özlem Hanım,
    Biliyorsunuz daha önce yazmıştım Dukan diyeti yapıyorum diye, şimdi Paleo beslenmeye geçeceğim. Öncelikle dün bahsettiğim gibi desteklerin siparişini verdim onları bekliyorum ayrıca hafta sonu semt pazarımızdan uygun ürünleri alarak Paleo beslenmeye Pazar günü itibariyle geçmeyi planlıyorum. Tabi bu arada diyetimi bozmadım devam ediyorum zaten aslında ana hatlar olarak protein tüketimin olması ve karbonhidratları yasaklaması bakımından iki beslenme biçimi birbirine çok ta zıt değil. Fakat ben bu beslenme biçimini yaklaşık 35 gündür sürdürmeme rağmen halâ en başta verdiğim 4,5 kg.da kaldım ki bu da 12-13 gün önceydi. Yani hiç bir ilerleme yok. Siz bu konuda bilgili olduğunuz için sormak istedim acaba spor yapmadan protein ile beslendiğinizde yine de vücudunuzda yağların yakılıp kas oranınızın artma olsaılığı var mı? Yani aslında yağ kütlem azalıp kas kütlem artıyor olabilir mi ve kas yağdan ağır olduğu için tartıda bun yansımasını göremiyor olabilir miyim? Bir de dün Canan Karatay’ın bir röportajını okudum diyordu ki besin alerjileri olan kişiler ne yaparlarsa yapsınlar kilo veremezler. Ben de inek sütü ve buğday alerjisi çıkmıştı ama bunlar için biorezonans tedavisi görmüştüm. Yine acaba diyorum belki de bu tedavi işe yaramadıysa çok fazla süt ürünü tüketiyorum bu nedenle zayfılayamıyor olabilir miyim? Bir de tabi eczacı bir arkadaşımın söylediğine göre benim yaptığım diyetin içinde C vitamini yok ve C vitamini olmadan yağların atılması mümkün değil. Biliyorum çok uzun oldu ama cevap verirseniz çok sevinirim. Sizin bu konuda ne düşündüğünüzü merak ediyorum.

    Çok teşekkürler.

    • Ozlem says:

      1) Spor yapmadan kilo verilir ama daha zor ve yavas. İnsanlar tum gun oturacak sekilde dizayn edilmemis. En azindan bir saat yurume onerilir.

      2) Canan Hn. haklidir. Ama bir intolerans varsa gecmez herhangi bir tedaviyle. Size onerim 1 ay boyunca tahil, bakliyat ve sut urunlerini (tereyag dahil) kesmeniz ve 1 ay sonrasinda bunlari teker teker eklemeniz ve vucudunuzun tepkisini olcmeniz. Gercekten bir intolerans olup olmadigi ancak bu sekilde anlasilir. (Haftaya ben de sut urunlerini tamamen kesecegim 1 ay. Sanki bir sorunum yok ama ya varsa? Kesmeden anlayamam ki. Tahillara da yok saniyordum ana gayet varmis. )

      3) C vitamini eksik kalmaz, meraklanmayin bu beslenmede. Hele ki sebzelerde yeterli cesitlilik uygularsaniz.

  22. carmen says:

    Cevaplar için çok teşekkür ederim. Besin intoleransları ile ilgili Bizorezonans tedavisine gittim 10 seans. Frekans ile tedavi ettiklerini söylediler. Şimdi aklıma geldi de yaklaşık 1 ay kadar buğday, süt ve süt ürünleri yasaktı o zamanda epey kilo vermiştim. Sonra yemeye başlayınca yine aldım.

  23. europa says:

    Özlem, ben bu yorumlarda verdiğin linki şimdi gördüm ve çok hoşuma gitti. Epey moral verici fotolar:)

  24. europa says:

    Bir de 1-2 gündür kendimi deniyorum. Şirkette hazırlıksız olduğumdan tabldottan seçim yapıp yedim. Dün pirinç pilavı ve yoğurt, bugünse bulgur pilavı ve yoğurt yedim az miktarda.Pirinç pilavı dokunmazken, bulgur pilavı midemi mahvetti. Gerçekten de paleo beslenme iç organları rahatlatan birşey. Denemelere son:)

  25. carmen says:

    Özlem hanım tekrar merhaba,

    Size danışmak istediğim bir kaç şey daha var. Şöyle ki; Benim birinci problemim eti severek tüketmemem. Yani aslında ben et, balık ve tavuksuz bunları hiç aramadan yıllarca yaşayabilirim zaten geçmişte yıl hiç yemeden yaşadım. Ama artık sağlıklı olanın ne olduğunu biliyorum ve bunu uygulayacağım. Yalnız işyerinde her gün et çıkmıyor, bir gün kurubaklagil, bir gün sebze yemeği pilav makarna, bir gün etli yemek gibi çeşitler var. Ben bu durumda almam gereken proteini nasıl tamamlarım. Örneğin yarın bamya yemeği, pilav, revani, yoğurt var. Ben bu durumda ben sabah 1 yumurta, beyaz peynir, zeytin, domates,salatalık öğlende bamyayı yanında 2 kase yoğurtla yesem akşama da 400 gramlık bir levrek balığı ve salata aralarda biraz badem, fındık yesem sizce yeterince protein almış olur muyum? Eksikse nasıl tamamlayabilirim. Biliyorum çok başınızı ağrıtıyorum ama bu beslenme biçimini düzgün bir şekilde öğrenip uygulamak istiyorum. Ayrıca yoğurdu pazardan süt alıp kendim yapsam ve yine pazarcımızın getirdiği köy yumurtasından alsam uygun mudur? Badem, fındık fıstık konusuna gelince bunların piyasadaki işlenmiş ve kavrulmuş olan bilindik markalardan mı alayım yoksa yine kavrulmamış işlenmemiş olanlarından mı? Son olarak meyvelerden uzak durmam gerekenler var mı? Çok teşekkür ederim.

    • Ozlem says:

      Tekrar merhaba Carmen :)

      1) Geçmişte benim de hiç et yemediğim dönemler oldu. Halen daha da tavuk sevmem, böyle bol kremalı baharatlı olursa anca… Hala kıymalı yemekleri çok sevmem. Ama et… Şöyle güzel bir bonfile, Allahım sabah bile yiyebilirim artık. Zaman içinde tat duygunuz değişecektir, merak etmeyin.
      2) Dediğiniz menu bence oldukça yetersiz protein açısından. Bence işyerine tedarikli gidin. Bamyayı ve götüreceğiniz proteini yersiniz. Farzedin ki işyerinde yemek çıkmıyor. (Arada işyerinde çıkan yemekler en ucuzundan bitkisel yağlarla ve margarinlerle yapılır, Omega-3 tüketiminizi artırmanız gerekecektir.)
      Bunun dışında 2 kase yoğurtda şöyle bir problem var. Yoğurtların neredeyse tamamının %40’ı karbonhidrat. Ben bu kadar yoğun karbonhidrat almak istemem, hele ki bir süt ürününden çünkü süt ürünlerinde insülin salgılanmasını artırma eğilimi vardır. Ayrıca önceki mesajlarınızda süt ürünlerine karşı intoleransınızdan da bahsetmiştiniz, ki aslında Türk halkının %80-85’inde görülen bir durumdur. Bir ay ara verdikten sonra kendi yapacağınız yoğurdu bir deneyin ama, kesinlikle yiyebileceğiniz en zararsız süt ürünü olacaktır, kefir hariç elbette.
      3) Badem, fıstık ise kavrulmamış tüketilmeleri gerekiyor çünkü içerdikleri yağlar oksidasyona meyillidir. Omega-6 oranları da oldukça yüksektir. Birçok kişi kuruyemiş ya hiç tüketmiyor ya da çok seyrek tüketiyor ya da benim 1-2 tarifte verdiğim gibi ekmek vs yapmak için kullanıyor sadece.
      4) Meyveler için: http://paleocafe.org/2011/06/10/meyvalar/

      • carmen says:

        Öncelikle cevaplar için çok teşekkür ederim. Bizim işyerimiz Bodrum’da. Mutfağımızda çalışan ablamızda Ege li. Zeytinyağını ve tereyağını özel üretim Aydın dan alıyoruz. Ve yemeklerimizin hepsi bu yağlarla pişiyor. Yağ açısından sorun yok yani :) Bamyanın yanına ne yememi tavsiye edersiniz mesela 160 gramlık tonbalığı olur mu ya da 1 yumurta ve biraz peynir? Meyvaları da birazdan inceleyeceğim. Zaten şu ara yazdığınız tüm yazıları baştan sona okuyorum hızlı bir şekilde bilgi sahibi olmaya çalışıyorum. Çok teşekkür ederim benden sıkılmadan (ya da sıkılarak) sorularıma cevap verdiğiniz için:)

        • Ozlem says:

          Niye sıkılayım ki? Blogu yaparkenki amacım zaten bu paylaşım. Temel beslenme kategorisinden ilerleyin isterseniz, daha pratik olur.

          İşyerindeki yağlarınızı kıskandım valla! Bamyanın yanında ton balığı (ya yağsız ya da zeytinyağlı) yakışıyor bence, yemişliğim var. Ama 160g ton balığı beni kesmiyor, ne yalan söyleyim. Yanına 1-2 yumurta ekliyorum genelde. Ton ve yumurta da çok uyumlu 2 tat benim için. Ya da bir miktar kuru et ekliyorum.

          • carmen says:

            2 hafta önce kolesterol ölçümü yaptırdım hep 170-180 lerdeydi, 241 çıktı bu nedenle biraz yumurtadan uzak durmaya çalışıyordum. Kuru eti nereden alayım? Benim çok yabancı olduğum bir konu.

          • Ozlem says:

            Migroslarda Apikoğlunun dahi var. Çemensiz pastırma da yenilebilir işyerinde, şimdi geldi aklıma. (Not: Bu tip ürünleri alırken mutlaka etiket okuyun katkı maddeleri için)

            Arada sonra kolesterolle ilgili yazılara bakarsınız ama kolesterol değerinin en ufak bir anlamı yok. Eski değeriniz fazla düşükmüş, şu anki değeriniz ise oldukça normal. Ben de geçenlerde kitağlığı düzenlerken eski kolesterol değerlerimi buldum. 130-135 civarındaymış hep, aşırı düşük ki tehlikeli. Elbette ki şimdiye kadar hiçbir doktor düşük kolesterolün tehlikelerine karşı uyarmadı :( Önümüzdeki hafta beni tahliller bekliyor. Sonuçlarla birlikte düşük kolesterolün tehlikeleriyle ilgili yazı hazırlayacağım ayrıca.

  26. carmen says:

    Tamam yarın ona da bakarım burası neredeyse adım başı Migros oldu zaten :) Katkı maddeleri derken koruyucuları mı inceleyeceğim yoksa karbonhidratları mı? Çünkü sanırım bu E harfi ile başlayan koruyucular da epey zararlı

  27. carmen says:

    Tamam o zaman. Ben siteyi incelemeye devam edip yerni sorular biriktireyim :)

    Çok teşekkür ederim, iyi geceler.

  28. refi says:

    Her gün güne başlarken açıp baktığım içinde bolca mutluluk enerji ve ışık olan bu güzel site için ve bu siteyi bulduğum için şükürler olsun :)

    Senelerdir tüm hayatımı her alanda ve her anlamda etkileyen “beslenme savaşlarım” sanırım “beslenerek hayatın keyfini çıkar” dönemine kavuşacak. Tabi benim birbirine bağlı bir sürü psikolojik domineo taşı etkisi yaratan bir hayat tarzım olduğunu da düşünmekteyim.

    Kilo alımından korkarak da olsa – ki insanların içinde hiçbişey şey yiyememek – gibi sosyal bir fobim , görünüşe bağlı özgüven eksikliğime rağmen paleo hayatın ışık dolu kapılarını açtınız :) öncelikle çok çok teşekkürler yine.

    bayram da bitti gerçi her gün facebook sayfanızı da takip ediyorum henüz başlayamadınız sanırım paylaşımlara …Oraya pek yazmak istemiyorum bloğunuz daha güvenli korunaklı ve daha sıcak geliyor bana.

    Bu yeni hayatı sürdürmeyi çook istiyorum. Öğrenmem ve araştırmam gereken daha bir sürü konu olduğunun farkındayım ve azimli istekliyim :) Bırakmaktan pes etmekten yorulmaktan çok korkuyorum . Hayattan zevk almak kendime eziyet etmek istemiyorum artık :( Bu korkularımı kimseyle en yakınlarımla bile paaylaşamadığım için içimi dökmek amacıyla biraz zırvaladım :)

    Herneyse bu sabah ki güzel kahvaltımı paylaşıyım :)
    2 yumurta , çok az havuç, çok az taze kırmızı biber ( göze hitap etmesi için :) ) ve tarifinize uyarak kendi yaptığım hindistan cevizi yağı ile omlet yaptım yanına çok az kaşar peyniri biraz yağlı beyaz peynir omletin üzerine dee kekik, nane ve 1 kaşık keten tohumu serptim
    sanırım güzel bir paleo kahvaltı oldu :)
    fotosunu çekmek sonradan aklıma geldi ancak o zamana kadar dayanamayıp tüketmiştim :)

    • Ozlem says:

      Kahvalti super, afiyet olsun :) Da hindistan cevizi yagini nasil yaptiniz, anlamadim. Sütü olsa gerek?

      Bir vefat yuzunden dönüşüm uzadı malesef.

      Bu arada yorumunuz çok doğru. Geçenlerde paleo sayesinde 10 kadar kilo veren ve tanidiğimdan beri diyetisyene giden bir arkadasimla konusuyorduk, artik asla kilo almayiz diye. Yemek yemek bir sorun olmamali kesinlikle.

  29. refi says:

    sütün üzerindeki kısmı alın yağ olarak da kullanabilirsiniz zaten kutu olanlarının da üstündeki kısım böyle olur diye yazmıştınız yanlış hatırlamıyorsam ve ben o kısmı tavada ısıtıp omlete ekleyebildim :)
    ancak ben daha çook başındayım :( ve açıkçası kilo almaktan çok çok korkuyorum yine de dediğiniz gibi daha çok metabolizmama ve insülin direncime odaklandım öncelikle

    ve başınız sağolsun demek istiyorum kayıplar can yakıyor :(

    • Ozlem says:

      Uste biriken kisim krema diye geçiyor, ondan şaşırdım. Arada kahveye cok yakıştıgını söylemem lazim.

      Korkmayin, kilo almazsiniz. Bu şekilde beslenerek kilo almak gerçekten çok zor. Hatta bir sure sonra artik kilo vermek istemiyorum diye yakinacaksiniz. (agzınıza çöp öğütücü muamelesi yapmadiginiz sürece elbet)

  30. refi says:

    :) işte daha yeni olduğumun barizz kanıtı :) krema ile yağı karıştırmışım bravo doğrusu :)

    kahve ile önerinizi de kesinlikle deneyeceğim.

    bugün kahvaltıdan sonra gün içinde tükettiklerime gelince :

    Deneme amaçlı Marks’ın sitesindeki hindistan cevizli kakaolu toplardan denedim tabi badem fındık gibi çeşitlerim olmadığından ben onu 3 ceviz küçük bir elma hindistan cevizi sütünün üstündeki krema :) kakao ve tarçını harmanlayarak 3 küçük top yaptım yağlı kağıt üstünde buzdolabında beklettim yaparken bile tatlı krizinden ellerim titriyordu ve lezzeti harika oldu :) endişe etmeden tadını çıkara çıkara yemeye çalıştım :) onun dışında gün boyu dışardaydım uzun süre açlık hissetmedim ama daha sonra resmen tatlı krizi vurdu bunu da bademle geçiştirmeye çalıştım

    gerçi yanımda ton balığı vardı şu poşette tek kullanımlık kolayca taşınanlardan ancak dışarda insan içinde bişeyler yiyemediğimden yanımdayken tüketemedim eve gelince tükettim

    küçük bir mandalina biraz peynir kakao tarçın hindistan cevizi rende karışımı ( hepsinden birer tatlı kaşığı çok değil ) tatlı krizimi atlaatmak için tükettim

    kahvemi içemedim bugün :(

    çok mu abartmışım sizce öğütücü kıvamında mıyım ?

  31. Burçin says:

    merhaba, siteyi yaladım yuttum, ilk dakikadan itibaren çok mantıklı geldi ve bir haftadır %80 oranında uyguluyorum. günde bir iki yudumluk kaçamaklarım oldu bir iki kez, bir de yulaf kepeğinden yaptığım peksimetlerden yedim bir iki sefer. yeni tarifler öğrenmemle birlikte bunları da tamamen kaldırıcam zamanla. ancak bir sorunum var, yumurtayı çok sevmeme rağmen sabahları omlet yemekten bıktım bir haftada. sadece peynir ve sebze ile de kahvaltı yapamıyorum. bunun bir çözümü var mı bildiğiniz? =)

    • Ozlem says:

      Burada klasik cevabımı vereyim? Kaç yaşındasınız bilmiyorum ama en azından 20 yıldır her sabah kahvaltıda peynir-ekmek yemekten bıkmış mıydınız? Bu tamamen alışkanlıklarla alakalı. Bunun dışında birçok insan kahvaltıyı sadece belli gıdaların (yumurta, sucuk, ekmek, peynir vs) yenebildiği bir öğün olarak görmek yerine başlıbaşına bir öğün olarak görüyorlar. Böylece de diğer öğünlerde ne yeniyorsa, bu öğünde de benzerleri ya da artıkları yenebilir.

  32. murat06 says:

    özlem hanım merhaba blogunuzu takip ediyorum sürekli yeni yazılar bekliyorum mesela günlük menülerimizi yazalım mesela hem diger okuyanlar icinde fayda olur
    şimdi geliyim soruma evet ketojenik besleniyorum şu sıralar sebzeyi bile azallttım yediklerim sadece et yag peynir yumurta aradada kuruyemiş yani karbo 0 -10 arası
    size sormak istedigim bu beslenmeyi secme amacım hem saglık hemde bu besinleri gercekten cok sevmem yani ete dayanamıyorum beyaz peynir cay ve zeytin üclüsü vazgecilmezim ve bunları gercekten abartıyorum boyum 184 kilom ise 78 filan amacım 70 filan olmak eti cok sevdigimden günde 1 kızarmış tüm tavuk yiyiyorum öglenleri akşamları 360 gram ton balıgı zeytinyaglı sabahlarıda 4 5 yumurtadan omlet bazen aradada kuruyemiş ama kuruyemişe hic bulasmak istemiyorum ardı arkası kesilmiyor :) bu şekildede yani günlük kalorim 3000 -3200 filan kilo verirmiyim acaba ?

    • Ozlem says:

      o kadar çok peynir tüketiyorsanız karb 0-10 arası olamaz ki?

      Şu an hesap yapamıyor olsam da 3000 kalori sanki çok fazla. Ama en güzeli 1 hafta denemek ve sonrasında bir değişiklik görülmezse kalori kısıtlamasına gitmektir.

      Yine de, belirli gıdaları abartarak tüketebilmek için diğerlerinde kısıtlamaya gitmek benim kulağıma çok da sağlıklı bir beslenme biçimi gibi gelmedi.

  33. murat06 says:

    peynirimin üzerinde yazan karbohidrat degeri 100 gramında 0.2 gr. Atkins kitabını okudum ve bunu saglıklı yaglarla yapıyorum atkinsde yag her türlüsü serbest
    atkinsin bir lafı var karbonhidrat yoksa vucudun yag yakmaktan başka caresi yok diyor adam yabancı sitelerde okuyorum günlükleri millet 4000-4500 kalori alıp karboyu 0 tutup deli gibi zayıflıyorlar
    Ahmet hocayada sordum bu soruyu 4000 kalori alsak 0 karbohidrat alsak genede yag yakarmıyız dedim oda evet genede yakarsınız dedi maşımı aliyim :D 1 hafta denicem bende 3500-4000 kalori alıcam ama bu cumle gercekten dogru olabilir ‘karbohidrat yoksa vucudun yag yakmaktan başka caresi yok’

  34. murat06 says:

    peki size bir sorum var cok hızlı kilo vermek icin neyden kısmak daha iyidir 0 karbo ve protein yag yenicek ama hangisini kısmalıyım size proteinin glikoza dönüşüm oranı daha fazla yaga göre ama yagında kalorisi fazla ne yapmalı ?

    • Ozlem says:

      ben şahsen çok hızlı kilo verme fikrinden pek hoşlandığımı da söyleyemem. ama ketojenik diyetler yine de daha hızlı kilo verdirecektir. ideal kalori miktarını bulduktan sonra bunun %60-65’ini yağ tutup, %30-35 protein ve kalanını da karb demek zaten ketojenik diyet olacaktır. siz ille de 0 karb yapacaksanız, karb.dan kıstığınız miktarı yağa ekleyebilirsiniz.

  35. Murat06 says:

    Cok tesekkur ederim cevaplariniz icin cok soru soruyorum ama merakliyim arastirmayi ogrenmeyi seviyorum ve suanki kilomdan mutsuzum 184 boy 80 kiloyum 68 dim ozamanlar cok rahat hissediyodum kendimi ve simdi polislik mulakatlari icin hazirlaniyorum hizli bi sekilde kilo vermem gerek ben en iyisi ketoda kalip 1200 1500 kalorilik bi diyet yapiyim
    Bu arada sizde protein tozlu kek tarifleri filan bekliyorum yada ekmek gercekten cok guzel olur elimde karamelli leziz bi protein tozu var degerlendirmek gerek :)

    • Ozlem says:

      Hesap yapmadım ama 184 boy için 1200-1500 kalori de çok az gibi, fazla altında kalırsanız da yine süreç hızlanmaz, tersine yavaşlar. İnternette bol miktarda olan hesaplamalardan faydalanarak doğru kalori miktarını hedefleyin bence.
      Bu arada 184 boy için 68kg çok az değil mi???

  36. Murat06 says:

    Evet az ama gercekten ozamanlar cok rahattim seriydim hizliydim terlemiyordum fakat suan oyle degil iki kosiyim hemen terliyorum eski kiyafetlerim zor oluyo onun icin ilk once midemi kucultmem gerekiyo cunku gercekten doymuyorum nedenini anlamis degilim

    • Ozlem says:

      Ben yine katılamayacağım, özellikle de mide küçültme kısmına.

      Olması gereken: Doğru, sağlıklı paleo beslenerek vücudun ideal kilosunu bulmasına izin vermek. Paleo dünyasında kadınlar da asla Victoria Secret kadınları inceliğinde değildir ama kimse de zaten onların “sağlıklı kadın” vücuduna sahip olduklarını söyleyemez. İdeal olan soyların devamını sağlayacak fitlikte olmaktır, yoksa bizlerin modern dünya algıları çok farklı noktalarda olabiliyor. Sizin de o eski kilonuzun çok sağlıklı bir kilo olduğuna ikna olmuş değilim maalesef sizi görmeden daha hem de…

  37. seda says:

    selam dün blogunuzu uzuncaaaaaa bi inceledim :) bugün sabh basladım diyetimize :) sabah kahvaltısında ;
    dereotu,taze nane ve maydanozlu bi omlet yedim.yanında salatalık vardı (salatalıksız kahvaltı yapamıorum maalesef.) ve 2 dilim peynir yedim. ha bide yeşil çay.
    sizce salatalık yeememin bi sakıncası var mı?

  38. seda says:

    peki merak ettigim bisey daha var eti sebzeyle pişirebilirmiyim domates biber gb sebzelerle.yoksa sademi tüketmem gerekiyor

  39. seda says:

    seker kullanan biri degilim yalnız sütsüz ve sekersiz kahveye bayılıyorum bütün gün toplam 3 büyük kupa kahve içiyorum.zararlı biliyorum ama vazgecmesi zor.neyse bu öglen yemeimi yazmak istedim size ben henüz 21 yasında oldugum için bu yemegi kendim uydurdum sanıyorum ama muhtemelen daha önce cok kere yapılmıdır :)))

    ögrenci oldugum içi dolabbım annemin yazın hazırlayıp dondurdugu ve bnm bu son bi kac güne kadar asla agzıma sürmediğim sebzelerle dolu. neyse lafı uzatmayayım.

    semizotuna bayılıyorum fakat sürekli yogurtla yemekte insanı bayıyo.dukan diyetini bu yüzden yapamamıstım zaten.sadece saf protein….

    soganı ve semizotunu 1 talı kasıgı saf zeytin yagıyla kavurdum.üstüne sadece tat versin diye kücücük bi domates rendeledim.cok kısık atese pişirdim yanına 3 kasık yogurt ve 60 gr. da haslanmıs tavuk eti koydum. henüz yeni oldugum için yazma geregi duyuyorum :)

  40. silay says:

    öncelikle bu site için sonsuz teşekkürler… ben kesinlikle spor yapmayan, tv bağımlısı, aşırı tembel, uykucu biriyim. ne kadar spor yapacağım desem de kesinlikle başarısızım çünkü istikararım hiç yok. karbonhidratsız kesinlikle doymuyorum. ekmek vazgeçilmezim ve aynı zamanda kahvesiz gözlerimi açamıyorum (elbette şekerli olmalı). 35 yaşındayım ve vücudumun görüntüsü oldukça tuhaf. boyum 1.65 ve kilom 60. ancak denize asla gidemiyorum ve kesinlikle etek giyemiyorum çünkü kalça bölgemden başlamak üzere ayak bileklerime kadar (bileklerim de dahil) selülit dolu. kilo verdiğimde onlardan kurtuluyorum (5 yıl önce rahatsız olmuş ve kilo vermiştim-depresyon). bazen depresyondan çıkmamış olmamı diliyorum… ne olur bana yardım edin… ben de denize gidebilmek ve etek giyebilmek istiyorum…

  41. müge says:

    bilgiler icin öncelikle tesekkürler. sorulara cevap vermenizden özellikle cok memmnun oldum ve sunu merak ediyorum. ben bir vejeteryanim. teknik olarak bu diyeti yapmam mümkün görünmüyor ancak aslinda sebzeler meyveler gibi ciddi bir ortak nokta var. baklagil tüketimim b12 icin gerekli oldugundan genellikle mercimek ve nohutla yapilan seyleri yiyorum. ancak bunun disinda beslenmem diyetle neredeyse birebir. et yerine bir öneride bulunabilir misiniz? simdiden tesekkür ederim.

  42. murat says:

    site çok güzel..teşekkürler..

    patlıcan serbest mi?

    mısır serbest mi?

    teşekkürler.

  43. murat says:

    süt ve süt ürünleri bazı yerlerde yasak olarak geçiyor..

    peynir ve yoğurt tavsiye ediyorsunuz..bunlar yasak mı?

    süt neden yasak olabilir..taş devri insanları süt içmiyormuymuş?

  44. murat says:

    çok sorduğumun ve sizi çok yorduğumun farkındayım..özür dileyerek iki soru daha soruyorum:

    muz?…yüksek karbonhidrat..bol nişasta..serbest olmaya serbesttir heralde..ama pek makul değil diye düşünüyorum..doğru mu?

    bir de :

    taş devri insanlarının ölüm sebebi üzerine araştırmalar var mı?..ve kolesterol düzeyleri üzerine tahmini veya paleontolojik çalışmalar var mı?

    ben tıp doktoruyum ve bu diyetin kolesterolu aslında yükselteceğini düşünüyorum…

    bir de bigu adı verilen taoistlerin tahıl yasaklayan diyetine benziyor..taoistler,tahılın insanı yaşlandıran şey olduğuna inanıyor..

    keşke daha çok araştıracak vaktim olsaydı..
    teşekkürler.

    • Ozlem says:

      İstediğiniz kadar soru sorun lütfen.

      Muz – eğer amacınız kilo vermekse pek tavsiye etmem ama öyle bir hedefiniz yoksa gayet rahatlıkla tüketebilirsiniz.

      Taş devrindeki insanların ölüm sebepleri daha çok hayvanlar, av esnasında gibi sebepler. Bizdeki gibi korunaklı bir dünya yok malum ve de sizler gibi tıp doktorları yok. Bazen grip bile ölümcül olabiliyor. Ama Taş Devri’ne geri gitmeye gerek yok, 20yy’da bol miktarda ilkel yaşayan kabile üzerinde yapılan araştırmalarda kalp, şeker, diş çürüğü, ülser vb hastalıkların hiç biri görülmezken medeniyetle tanışmalarını takiben bu hastalıklar görülmeye başlamıştır.

      Ayrıca kolesterolün yükselmesi gerçekten sorun mudur? Kolesterol başlığındaki yazılara da göz atmanızı tavsiye ederim.

      Bigu – Hiç duymamıştım ama katılmamam imkansız.

  45. Hayk Benlioğlu says:

    Özülerek söylüyorum, iğğğrenç bir menü benim için. Bu kadar proteine vücudun ihtiyacı yok birkere.
    Çok protein karaciğere yüktür. Yorar. Yapmanız gereken besinleri ayırmak sadece. Karbonhidratları ayrı yağları ayrı tahılları ayrı etleri proteinleri ayrı yemek. Taş devrinde adam avını vurduğunda, kızartırken ya da çiğ yerken, dur şuradan da bir ot toplayayım, sıkılmış zeytin yağım da var bir salata yapayım yanına da tereyağlı bir pilav yapayım demez. Ete girişir. Her defasında bir veya max iki çeşit (o da bağdaşıyorsa) yemek midenin özel durumu ile ilgili. Mide kat kat tabakalar halinde hazmediyor. İlk sıcak sulu yiyecekler, sonra salatalar sonra makarna pilav en son etler yenecek. BUnları karıştırıp yerseniz, taşdevri diyeti olmaktan çıkar. Taş devri adamı nereden bulacak aynı anda dört kap yemeği de karıştıracak. Yeme sırası daima en çabuk sindirilenden en yavaş sindirilene doğrudur. Menüdeki ilk yumurtalı omletten başlarsam, taşdevrine uygun değil, adam tereyağı yanında taşıyacak, tavuk bulup yumurtasını alacak, otu toplayacak ateşi yakacak, sütü sağıp peyniri yapacak bir de kokutmadan ekşitmeden yanında taşıyacak. BUnlar imkansız şeyler. Yumurtayı kırar içersin hemen, karnın doydu mu, ineği sağmaya gidersin, sağar yayığa atar yağını alırsın mayalarsın 4 saat sonra peynirin hazır olacaktır. Gücün kaldı acıkmadın ise tarlaya gider ot toplarsın, yoksa yaptığın o yağdan bir iki kaşık yersin. Bunları bir de depolama sorunu var. Neyse demek istediğim en fazla 2 malzemeden yapılan yiyecekler vücut trafından daha kolay hazmediliyor. Deneyerek gördüm. Ama Türk mutfağında bunu her zaman takip edebiliyormusun derseniz: Hayır. 1 senelik iyileşme sürecinden sonra ara ara kaçamak yapılabiliyor. Fakat o zaman da gaz ekşime yorgunluk uykusuzluk artıyor.Saygılar selamlar.

Bir Cevap Yazın