Paleo 101 – Taş Devri Diyetine Giriş

İnsanlık tarihine baktığımız zaman 100.000den fazla yılın Taş Devrine denk düştüğünü görürüz. Tarım ise son 10.000 yılın getirisi. Vücutlarımız maalesef tarımdaki gelişmelerin sonuçlarına uyum sağlamak için henüz yeterince evrimleşemedi, çünkü evrim için bundan çok çok daha uzun süreler gerekmekte. Elbette, birçoğumuz için geçerli bu. Ben dahil…

Peki Taş Devrinde insanların nasıl beslendiğini nasıl bilebiliyoruz? Ne de olsa yazıdan önceki dönemden bahsediyoruz. Burada daha çok, yakın dönemde bile ilkel koşullarda yaşayan izole toplumları incelemek oldukça etkili olmuş. Elbette gelişen tarım teknolojileri ile nelerin beslenmemize eklendiği de ortada.

Öncelikle, bu dönemde, insanlar tarım yapmıyorlarsa nasıl besleniyorlardı?

1) PROTEİNLER

 

Bol bol avlanıyorlardı, bu hayvanların etlerini yiyorlardı. Yani bol bol et, sakatat, kümes hayvanları, yumurta, balık ve diğer su ürünleri.

 

 

2) YAĞLAR

Elbette ki Taş Devri adamlarımız avladıkları hayvanları her şeyiyle yiyorlardı.  Ve de pişirme işlemleri için hayvansal yağdan başka çok fazla yağ kaynakları da yoktu zaten.

Diğer yağ kaynağı olarak fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlardan tüketiyorlardı ağaçlardan toplayıp.

 

3) KARBONHİDRATLAR

Bunun dışında sağda solda yetişen yeşil yapraklı otları, sebzeleri ve yer elması, pancar gibi kök sebzeleri yiyorlardı.

Çalılarda yetişen böğürtlenler, ahududuları vs bir de dallardan topladıkları meyvaları. Doyduktan sonra ihtiyaç duyarlarsa o da.

(Kök sebze olan patates malesef bu gruba girmemekte, zira günümüzde tüketilen patatesler nişasta oranı en yüksek ve besleyicilik oranı en düşük olanlar)

Bunların mevsiminde yendiğini söylememe bilmem gerek var mı?

Ya da yediklerindeki yağları “aman kilo alırım” korkusuyla ayırmadıklarını? Yani yıllardır bizlere söylenen doymuş yağ yemeyin, kolestrolünüz çıkar zırvalıklarından haberdar olmadıkları için bir güzel yiyorlardı. Hatta tavuğun göğsünü yavan buldukları için yemedikleri de rivayet ediliyor. (Neden zırvalık dediğimi ilerleyen zaman içinde başka yazılarda açıklayacağım)

Herşeyi katı kurallara uygun yapan Paleocular yukarıda belirlenen sınırlar içinde yaşamakta. Ama herşeyde olduğu gibi bunda da farklı düşünceleri olan alt gruplar var, sanırım ben de alt gruplardan birinde yer alıyorum. Benim beslenmemde yukardakiler dışında bir de şunlar yer almakta:

Hayvanları beslemedikleri için süt ve süt ürünlerinden de uzak durdukları aşikar. Benim şahsen süt ürünlerine herhangi bir tepki vermiyor bünyem, laktoz intoleransım yok. Bu yüzden süt ürünlerini kullanıyorum, hele ki manda kaymağı ile bala bayılıyorum :)

Zeytinyağı yapacak teknolojileri de yoktu muhtemelen. Ama bizim var, ve de birçok Paleocu tarafından onaylanmakta çünkü gerçekten çok faydalı bir yağ. Yağlarda önemli bir unsur olan Omega 3 ve Omega 6 oranı gerçekten ideal. Yıllardır doymuş yağ olduğu için hor görülen hindistancevizi yağı da. Yine taşdevrinde olmasa da süt ürünlerine tapan biri olarak ben tereyağ da kullanıyorum. Hatta ketentohumu yağı, ceviz yağı ve fındık yağının da kullanılabileceğini düşünüyorum.

Evet, Taş Devrinde bunlar yeniyordu.

Peki neler yenmiyordu? Bir sonraki yazıda bunlara değineceğim.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
This entry was posted in Paleo, Temel Beslenme. Bookmark the permalink.

13 Responses to Paleo 101 – Taş Devri Diyetine Giriş

  1. europa says:

    Bu taş devri diyetini ilk duyduğumda bana da çok mantıklı gelmişti, doğal olan bir çok şey gibi.Fakat daha sonra şunu düşündüm.Evet beslenme şekilleri böyleyken ideal kilodalardı. Peki yaşam koşullarımız? Bir düğmeye basmaktan ibaret olan çoğu aktivitemiz de onlarla bir mi? Ağır yaşam koşullarında hayatta kalabilmek adına elbette bu kadar iyi beslenmeleri gerekiyordu.Ama biz teknolojik çağın çocukları için ideal mi bu beslenme?

    • Ozlem says:

      Bunu şu şekilde düşünebilirsin:
      Benzinle çalışan bir arabayı alıp, uçan arabaların olduğu uzay çağına da ışınlasan o araba halen daha benzinle çalışmaya devam edecek.
      Biz insanlık olarak her ne kadar doğayı yenebileceğimizi sansak da, doğa her zaman üstünlüğünü gösteriyor. En son örnek de Japonya olsa gerek.
      Doğadan gelenlerle ve doğa ile uyum ile yaşamalıyız. Buna direnç gösterdiğimizde artan obezite, diyabet ve kalp hastalıkları başta olmak üzere birçok hastalık bizi bekliyor.

  2. europa says:

    Haklısın, doğayla uyumlu yaşamak gerekiyor. Yine de taş devrindeki beslenme ve yaşam mücadelesi(avlanmak, avlarını taşımak, parçalamak vs vs) uyumunu düşünmek gerekli diyorum. Eminim bununla ilgili de önerilerin olacaktır(egzersiz).Sabırsızlıkla bekliyorum:)

  3. Pingback: Paleo 102 – Neyi Ne Kadar Yemeli? | Paleo Cafe – Taş Devri Diyeti ile Hizmetinizde!

  4. Guru says:

    Galiba isme takılırsak bazı şeyleri kaçırabiliriz. Bu tarz beslenmenin amacı insülin seviyesini dengede tutmak. Yıllardır uygulanan Atkins diyetiyle benzeşir (bu arada diyet kelimesinden nefret ediyorum :)) Aslinda herhangi bir diyetisyenin şeker hastalarına verdiği diyetten nitelik olarak farkı yok (genelliyorum, evt) Ama benim için herkesin dilinden düşürmediği KATLANILABİLİR sağlıklı “yaşam tarzı” na en yakın şey. Üç-beş şeye dikkat ederek ailemin kalanı gibi şeker hastası olmadan, yemek yeme keyfimi bozmadan yaşama şansını veriyor, daha noolsun…

    Biraz kalori hesabı, küçük ama sık öğünlerle, hafif egzersizle kilo da vermek de mümkün ama bu anca asıl amacın bir uzantısı olur.

  5. mehmet says:

    Bunu şu şekilde düşünebilirsin:
    Benzinle çalışan bir arabayı alıp, uçan arabaların olduğu uzay çağına da ışınlasan o araba halen daha benzinle çalışmaya devam edecek.

    BEN BUNA ASLA KATILMIYORUM … UZAY ÇAĞINA GİDEN ARABA YA YENİLERLER YADA TARIHI ESER OLARAK SAKLARLAR .

  6. mehmet says:

    evrimleşmeye inanmıyorum , diyet diyet diyoruz spor yapmıyor …

    3 öğün yemek , haftada 3-4 defa spor ( yuruyuş bisiklet yoga …. etc. )

    diyete ne gerek var o zaman birazda metobilizma hızlansa …

    sömürücüler sabliminal mesajlarla yediriyor bize sonra diye diye canımızı çıkartıyor .

  7. Pingback: Paleo Cafe – Taş Devri Diyeti ile Hizmetinizde!

  8. Doğu Can says:

    Peki, farklı bir açıdan bakmak istiyorum.

    Madem ki evrim sürecinde vücutlarımız bu beslenmeye henüz alışamadı, biz hala eskisi gibi beslenerek evrim sürecine bir direnç getirmiş olmuyor muyuz? Bu ne kadar doğru? :)

    Saygılar.

Bir Cevap Yazın